Ana Sayfa Kategoriler Editör İletişim  

   Alfabetik Arama
A B C Ç D
E F G H I
İ J K L M
N O Ö P R
S Ş T U Ü
V Y Z



   Ekstra
     müstear isimler
     peygamberler
     Asr-ı Saadet'te Türkler
     basında biyografi.net
     Biyografi Nedir?
     neden biyografi.net
     sizin biyografiniz
     cv nasıl hazırlanır ?
     genel biyografi kitapları
     takma adlar
     editör



 Linkler 
   Biyografi Tv
   facebook/Biyografi Net
   twitter.com/biyografinet
   Biyografi Atölyesi
   boğazdaki aşiret
   biyograf
   biyografi kitabı
   www.biyografianaliz.net
   biyografimarket.com

   Biyografi Arama

  

isim ara soyadı ara
 
   
   

     Biyografi Market İçerik  
KİTAP BİYOGRAFİ
 Portre Anlatı
 Günlük
 Biyografi Dosya
 Mektup
 Kronoloji
 Kim Kimdir
 Anı-Hatırat
 Otobiyografi
 Biyografi Genel
 Şecere
 Biyografik Araştırma
 Gezi-Seyahat
 Biyografik Roman
 Biyografik Şiir
FOTOĞRAF
 Görsel Kitap
 Biyografik Fotoğraf
 Şehir Fotoğraf
 Tarihi Eser Fotoğraf
  SAHAF KİTAP
  KAYNAKÇA
 Kaynak Tarama-Kupür
 Bibliyografya
 DVD-CD-VCD
 Biyografi Belgesel
 KİTAP GENEL
 Türkçe Dil Öğretimi
 Kaynak-Çeviri

Daha Fazlası BiyografiMarket.com'da



Facebook da paylaş Twitter da paylaş Live da paylaş

Sadettin Kaplan ( 1944)

şair, yazar



1944 yılında Ağrı’nın Patnos ilçesinde doğdu. İlköğrenimini doğduğu ilçede, orta öğrenimini parasız yatılı olarak Erzurum Lisesi'nde tamamladı. Sonra 1964 yılında girdiği Astsubay Okulu'ndan 1966 yılında mezun oldu. Jandarma teşkilatında yurdun muhtelif il ve ilçelerinde 20 yıl hizmetten sonra, 1986 yılında kendi isteğiyle emekli oldu.

Daha ortaokul ve lise yıllarında yerel gazetelerde şiir ve yazıları yayınlandı. Askerlik hizmeti sırasında Hareket, Boğaziçi, Ece, Kültür ve Sanat, Edebiyatta Çığır, Size ve Türk Edebiyatı gibi dergilerde şiir ve hikayeleri yayınlandı.

Emekliye ayrıldıktan sonra Türkiye Gazetesi ve Türkiye Çocuk Dergisi yazar kadrosuna girdi. Yazarın profesyonel çalışmaları bu tarihten sonra başladı. Edebiyatın hemen her dalında eser verdi. Kitapları dışında tiyatro, senaryo ve radyo oyunları radyo ve televizyonlarda yayınlandı. İlesam, Mesam, Yazarlar Birliği, Yazarlar Sendikası ve Birsad üyesi olan Sadettin Kaplan’ın Çevre, Kültür, Devlet Bakanlıklarıyla, muhtelif kurum ve kuruluşlardan ödülleri bulunmaktadır.

11 Haziran 2016 tarihinde Kocaeli'nin Gebze ilçesinde vefat etti.

ESERLERİ:

ROMAN:
Kara Kasırga, Şahidim Kılıcımdır, Plevne’ye Saplanan Tuğ, Uçurumun Çağrısı, İğde Dalı, Anatolia’nın Etekleri, Dağların Türküsü, Bir Demet Leyla, Unutulmayan Sevdâlar Serisi (7 Kitap)

HİKÂYE:
Yunus Meltemi, Sığ Sular, Camda Sinek Ezmek.

MASAL:
Heybe

DENEME:
Zamanın Zembereği, At Nalında Diş Yarası, Ölüler de Öldürülür.

İNCELEME:
Beş Şair (T. Fikret, M. Akif, Y. Kemal, N. Hikmet, N. Fâzıl.) Şiirin Kanadında,
Şiirin Sultanları ve Sultanların Şiirleri.

ŞİİRLER:
Ferman, Sular susadıkça, Gönül Cemresi, Gülendam, Esmâ’dan Esintiler,
Düş Bedestânı…

DİNÎ ESER:
Gençler İçin Peygamberler Tarihi (10 Kitap)

Çocuk edebiyatı alanında birçok eser veren yazarın çocuklara yönelik roman, hikâye ve masal türü 70 civarındaki kitaBI bu listenin dışındadır.




HAKKINDA YAZILANLAR

Arkadaşım Sadettin Kaplan
Recep Arslan
internethavadis 11/04/2013

Sadettin Kaplan şiiri öylesine bilir ki Şerif Aydemir’in tabiriyle ‘Şiirin ağababası yazar’. Onun şirinde tema bolluğuna şaşırırsınız. Hayatın her alanından temalarla şiirleri vardır. Onun şiirinde de diğer yazılarında da eleştiri inceden inceye kendini gösterir. Hayata bakışı da eleştireldir.

Dostluk ve arkadaşlığı ise kusursuzdur.

Gönül Cemresi adlı kitabından eleştirel bir şiirine misal göstermek istiyorum.

Şırıltılı Şiir

Şair kelime avcısı
Kelime, yaramaz kelebek.
Örselemeden kanatlarını,
Alıp da yerine koymak gerek.
Şunu şuraya
Bunu buraya
Bir de bakıyorsunuz bir mertek
İtip elifleri girmiş araya
Yarı açık beyanları,
Kalemimden kayanları
Bazen şiir sanıyorum…
Her satırı bir mısra,
Birkaç mısrayı şiir görüp;
İçimde eğirip, örüp
Kağıda abanıyorum.
Bir sigara yakıyorum,

Yazdığıma bakıyorum;
Hayret! Bu mısrayı ezelden,
Teyzemin oğlu gibi tanıyorum…
Boyuma, posuma, yaşıma bakıp;
Şiir yazdığıma utanıyorum…

Hanım hanımcık kadınlar,
Aklı başında görünen adamlar,
Bir elleri şakaklarında,
Bir ellerinde kalem;
Şiir yazıyorlar Allahü alem…

Bir sen varsın sevdalım,
Bir de şiir dili var…
Sarışın kuşluklar, erguvan akşamlar…
Devrilmiş cümleler, kırılmış kelimeler,

Daha neler neler…
Ya berisindesniz Sırat’ın, ya ötesinde;
Hıdırellezli gülüş, masivadan ağıt…
Toz duman içinde sözler.

Sanki biri demiş ki, ortalığı dağıt…
Ötelerden ayrı teller tıngırdar;
Kapadokya gülleri, al atlı Agamemnon…
Tak zilleri rezilliğe oyna;
Ayılana gazoz, bayılana limon…

Varsın arılar ölsün polenlerde;
Kaç şiir boğazladık geçen şölenlerde?
Nefsimizi körledik, seyirciyi sağırladık;
Dizdize, bizbize şiiri ağırladık…
Yenildi, içildi,
Edeb yahu! Diye haykırdıkça edebiyat;
Bir şölende kırk şiirin ırzına geçildi…

Ne kadar da çok şair var…
Araştırmalara göre,
Fert başına ülkemizde bir şair…
Sana ne be birader,
Kanun mu var kimsenin
Şiir yazmayacağına dair?
Babanın oğlu değil ki,
Gidip gırtlağına sarılasın.
Nazın geçmez ki darılasın…

Elin oğlu, Allah’ın kulu,
Şiir yazıyor inadına;
Taze taze, sulu sulu.
Bazen renkli ve kokulu.

Diyemezsiniz ne bu heyecan?
Sormazsınız, bunlara ne olmuş da,
Şiir yazıyor canı sıkılan.
Kahvede, vapurda, dolmuşta…

Harıl harıl, şarıl şarıl
Kıskandın mı kuzenim?
Sen de kalemine sarıl…
Demesinler sustu,
Sanmasınlar küstü…
Nasıl olsa, şiiri gelen şırıldatıyor
Şurda burada ayaküstü.

İşte Sadettin Kaplan’dan şiir okumaları için şairlerin ve şiir sevenlerin bir araya gelişlerine serbest tarzda yazılmış bir şiirle eleştiri. Bundan daha güzel nasıl anlatılabilir?

Bunu bir manzum hikaye olarak da, manzum bir eleştiri olarak da değerlendirseniz bile kafiye zenginliği kulaklara bir musiki sesi de veriyor.

Kaplan burada sadece eleştirmiyor, iyi şiirin nasıl yazılacağını da ifade ediyor. Şairin gerçekte bir kelime avcısı olduğunu, kelimenin ise ele avuca gelmeyen bir kelebek olduğunu ifade ediyor. Örselemeden kanatlarını (kelebeğin yani kelimenin) Alıp da yerine koymak gerek. Demek oluyor ki her kelime her yere konamaz. Her kelimenin şiirde belli ve kendine özgü bir yeri var.O kelime tam yerine konabilirse, başarılı bir şiir mısrası yakalanmış olur. Kelime tam yerindeyse her mısra gözlerinizin önüne bir tablo, usata bir ressam elinden çıkmış tablo koyar ve kulağınıza ayrı ayrı makamlardan musiki gelir.

Bütün bu dikkate rağmen yazdığı şiire değişik mesafelerden bakıyor. Bir sigara yakarak, derin bakıyor. Sadettin Kaplan şimdilerde sigara yakmıyor. Ama yazdıklarına yine de salim kafayla yeniden bakıyor. Her şeye rağmen elifleri iterek araya giren mertekleri de tasfiye etmenin şart olduğunu anlatıyor. Eskiden bir deyim vardı. ‘Elif’i görse mertek sanır’ diye. Kişinin cehaletini ifade etmek için kullanılan bir deyimdir.

Şiir toplantılarını ise
hanımcık kadınlar,
Aklı başında görünen adamlar,
Bir elleri şakaklarında,
Bir ellerinde kalem;

Şiir yazıyorlar Allahü alem mısralarıyla anlatıyor ki istihzanın doruğu.

Kaplan sonuca geliyor:

Dizdize, bizbize şiiri ağırladık;
Yenildi, içildi.
‘Edeb yahu’ diye haykırdıkça edebiyat;
Bir şölende kırk şiirin ırzına geçildi.

Şiirin vezni serbest ama kafiye yapısı genellikle zengin.

Sadettin Kaplan’ın şiirinde kafiye mısra sonunda olabildiği gibi mısranın ilk kelimesinden başlayarak her kelimesinde olabilir. İşte tam da Şerif Aydemir’in söylediği bu. ‘Sadettin Kaplan şiirin ağababasını yazar.




HAKKINDA YAZILANLAR

Sadettin Kaplan’ın alkışlanacak eseri: Neva Teli
Yavuz Bülent Bakiler
Türkiye 2 Temmuz 2011

Birkaç günden beri elimde, Sadettin Kaplan‘ın NEVA TELİ isimli şiir kitabı var. Büyük bir zevkle okuyorum. Kitapta yer alan 203 şiir, bana hep birbirinden güzel türküler söylüyorlar. NEVA TELİ, son yıllarda okuduğum en seçkin şiir kitaplarından biri.

Sadettin Kaplan ismi, 30 yıldan beri aklımda: Türk Edebiyatı dergisi 30 yıl önce, çocuk edebiyatı üzerine bir yarışma açmıştı. O yarışmada Sadettin Kaplan, sadece bir puan farkla ikinciliği kaybetmişti. Yarışmacılardan hiçbirini yeteri kadar tanımıyordum. Ama Sadettin’in bir puanla kaybetmesine hayıflanmıştım. Sonra onun Jandarma astsubayı olduğunu öğrenince daha çok hayıflanmıştım. Çünkü, liseyi bitirdikten sonra, Kara Harp Okuluna girebilseymiş ordumuz onun şahsında çok değerli bir paşa kazanabilirdi diye düşünmüştüm.

Şiirleri, çeşitli dergiler yanında SİZE dergisinde de yayımlanıyordu. Bir gün SİZE’nin sahibi Gülten Çiçek’e sordum: Kimdir bu Sadettin Kaplan? Aldığım cevap, birdenbire, yüreğimde kırk çiçeğin açılmasına yol açtı:
-Çok iyi bir şair ve yazar! Bir hayli okuyucusu var.

Sadettin Kaplan, son kitabını benim ismime de imzalamış. NEVA TELİ’nin birinci sayfasındaki ithaf cümlesi aynen şöyle:
“Sadettin Kaplan’dan muhterem ağabeyi, üstadı ve gönül ehli Yavuz Bülent Bâkiler’e, en kalbi hürmet ve muhabbetle!”

Benim, Sadettin Kaplan’dan yaşça büyük olduğum doğru. Çünkü aramızda sekiz yıllık bir fark var. Belki benim şiir kitaplarım, onunkilerden biraz daha fazla yayıldı.

Dört şiir kitabımın baskı sayısı doksan yedi bine ulaştı. Ama yaş büyüklüğü ve kitaplarımın fazla satması ne ifade eder?

NEVA TELİ’ni okuduğum zaman gördüm ki, Sadettin Kaplan, başça benden büyük bir şairdir. Ve onun şiirleri, benim şiirlerimi birkaç defa tartacak güzelliktedir.

Ziya Paşa’nın ifadesiyle, Sadettin Kaplan, anasından şair olarak doğmuş bir kişi. Şiirin ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Önce, vezni biliyor, yarım kafiyeyi, tam kafiyeyi, zengin kafiyeyi biliyor. Redifi biliyor. Hece şiirimizi, aruz şiirimizi biliyor. Serbest vezinde başarılı olması hece ve aruz veznini çok iyi bilmesinden kaynaklanıyor. Ortalıkta: Birinci Yeni, İkinci Yeni tafrasıyla yazan çizen birtakım adamlar var. Yazdıklarının hepsinde, bir keçiboynuzundaki tat bile yok. Sadettin Kaplan bütün o kalabalıklar üstünde soylu-soplu bir şair olarak ayakta! Onun şiirleri ve şair şahsiyeti karşısında önümü ilikleyerek eğiliyorum. Okuyun göreceksiniz. Okuyun! Bana hak vereceksiniz!




Sadettin Kaplan'ın Şiiri

Balacan

Dertlerimi düğümledim tellere
Sazım üşür sızlar aklım balacan
Kışlarımı serdim gurbet ellere
Yazım üşür sızlar aklım balacan

Hasretindir çile çile ördüğüm
Sılam ırak yollarımız kördüğüm
Sen değilsin vatan değil gördüğüm
Gözüm üşür sızlar aklım balacan

Oy balacan
Yazım üşür, gözüm üşür, özüm üşür
Sözüm üşür, közüm üşür sızlar aklım balacan

Kabul olmaz niyazında gurbedin
Kart karayız beyazında gurbedin
Kan munduran ayazında gurbedin
Özüm üşür sızlar aklım balacan

Yaz günümde kar yağıyor kar desem
Yarar mısın şu bağrımı yar desem
Vatan desem, sıla desem, yar desem
Sözüm üşür sızlar aklım balacan

Gülüşüm yok dudağımda güllenne
Bakışım yok gözlerimde tüllenen
Hasretinle yüreğimde küllenen
Közüm üşür sızlar aklım balacan

Oy balacan
Yazım üşür, gözüm üşür, özüm üşür
Sözüm üşür, közüm üşür sızlar aklım balacan





HABER

BALACAN ŞAİRİ'NE VEFA
24 Nisan 2013

YAŞAYAN ÇINARLARA SAYGI: SADETTİN KAPLAN ETKİNLİĞİ YAPILDI

Fazıl Karaman'ın hazırlayıp sunduğu Yaşayan Çınarlara Saygı: Sadettin Kaplan etkinliği, Güngören Belediyesi Erdem Bayazıt Kültür Merkezi'nde yapıldı.

24 Nisan 2013 Saat: 20:30'da yapılan etkinliğe konuşmacı olarak Yusuf Bilge, Muzaffer Doğan, Remzi Alioğlu, Taner Koltuk, M. Nadir Önay, Ramazan Aydın ve Mahmut Çetin katıldı.

Taner Koltuk ve Fazlı Karaman'ın şiir sunumları geceye ayrı bir renk kattı. Sözlerini Sadettin kaplan'ın yazdığı ve Cem Karaca'nın bestelediği Balacan şarkısı da ilgi ile dinlendi.




HABER

Sadettin Kaplan Kitaplarını İmzalayacak
15 Kasım 2014

Sadettin Kaplan TÜYAP Kitap Fuarı'nda kitaplarını imzalayacak ve okuyucularıyla sohbet edecek. 15 Kasım 2014 Cumartesi günü saat 14.00'ten itibaren Çelik Yayınevi'nde. (2.Salon 512 Numaralı Stand)




HABER

Sadettin Kaplan’a Saygı Gecesi yapıldı

Sadettin Kaplan’a Saygı Gecesi’nde konuşan şair ve yazarlar, “Sadettin Kaplan, kaleme aldığı ve kültürümüzün sesi soluğu eserlerle nesiller yetiştirmiştir” dediler.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü’nün ESKADER’in katkılarıyla düzenlediği “Sadettin Kaplan’a Saygı Gecesi”, birçok edebiyatçıyı bir araya getirdi. Günümüz şair ve yazarlarından Sadettin Kaplan için düzenlenen vefa gecesinde önce Mustafa Nadir Önay’ın hazırladığı belgesel gösterildi. Serkan Asgari’nin sunucu olduğu program, Abdurrahman Şen’in açış konuşmasıyla başladı. Şen, Kaplan’ın kültür sanat dünyamıza birçok eser kazandırdığını belirterek, “Sadettin Beyin kalemi tükenmesin.” dedi. İbrahim Özgün’ün okuduğu şiirden sonra panele geçildi.
Gazeteci Hüseyin Sarıkoç’un yönetimindeki panelde Yusuf Bilge, Ali Hakkoymaz, Ünal Bolat ve Mehmet Nuri Yardım Sadettin Kaplan’ın hayatını, eserlerini, fikirlerini ve ideallerini anlattılar, hâtıralarını paylaştılar. Hüseyin Sarıkoç, açış konuşmasında Sadettin Kaplan ile tanışmasının hikâyesini anlattı. 1983’te başlayan bu tanışmanın ardından Sadettin Kaplan’ın İstanbul’a yerleştiğini ifade eden Sarıkoç, “Edebiyatın her türünde 100’e yakın eser veren Sadettin Kaplan, hem büyüklere hem de küçüklere hitap etti. O zaten çocuk edebiyatı diye bir kavramı kabul etmiyor. Kitaplar herkes içindir, herkese hitap eder.” dedi. Daha sonra söz alan Yusuf Bilge, Sadettin Kaplan’ın şiirlerini tahlil etti. “Çok şükür içimde bir ukde kalmayacak. Keşke yaşarken tanıyabilseydik diyecek insanlar gibi değil. Sadettin Beyi tanıdığım için bu ukdeyi ben yaşamayacağım. Şiirde, denemede ve diğer türlerdeki eserlerinde edebiyatın hakkını vermiştir, yazarlığı hakkıyla temsil etmiştir. Kant’ın deyimiyle ‘Şiir sanatların en üstünüdür.’ dedi. Sadettin Kaplan’ın şiir yazmaktaki üstün meziyetlerine değinen Bilge, onun halk edebiyatının bütün birimlerinden yararlandığını söyledi. Şiiri zengin kafiyelerle, cinaslarla yazdığını, bunu ustalıkla yaptığını söyledi. Bilge sözlerini şu sözlerle tamamladı: “Sadettin Kaplan, şiirin bütün biçimlerinden faydalanmış, geçmişten geleceğe bir köprü kurmuştur. Bu ahenk tutkusu içinde yazdığı şiirlerin büyük bir kısmı tunç kafiye hattan tuncun da tuncu şeklinde cinaslı şiirler yazmıştır. Onun şiirleri her zaman sanatlı yazılmıştır. Bin yıllık tarihin olumlu olan yanlarını günümüz nesillerine taşımaktadır. Şiirlerinde, tasavvufu bir dergâhta öğrenmemiştir ama tasavvufu en iyi şekilde öğrenmiş ve şiirlerinde işlemiştir.”

ŞİİRİ DE NESRİ DE ÇOK İYİ

Konuşmasına, “Doğrusu Sadettin Kaplan’ın şiiri mi, nesri mi daha üstün bilemiyorum. Bu konuda Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’in yolundan gitmektedir. Şiiri ve nesri ustaca kullanmıştır.” dedi. Yardım, konuşmasında özetle şöyle dedi: “Onu düşününce benim aklıma Anadolu geliyor. Anadolu’nun envai çeşit motifleri süsler eserlerini. Bâbıâli’nin en renkli şahsiyetlerinden biri olan Sadettin Kaplan aynı zamanda ESKADER’in de isim babasıdır. Derneğin kurulduğu Cağaloğlu’daki o izbe han odasında teklif edilen isimleri tartışırken ESKADER’i ilk teklif eden Sadettin Kaplan olmuştur. Derneğin her zaman yanında, önünde ve arkasında olmuştur. Onu Ahmet Midhat Efendi’ye, Ömer Seyfeddin’e benzetirim. Hem çok yazmıştır, hem de topluma okumayı sevdirmiştir.” Yardım, son olarak Kaplan’ın “Şefaat Ya Resulallah” şiirini seslendirerek konuşmasını tamamladı.

Üçüncü konuşmacı gazeteci yazar Ünal Bolat’tı. Türkiye gazetesinde birlikte çalıştıkları zaman çok özel hâtıraları yaşadığını ifade eden Bolat, “Sadettin Kaplan bir şiir için Tuzla’dan kalkıp gelecek kadar can’dır. Yakın arkadaşımdır. Sadettin ağabey olmasaydı, ben şimdi burada olmazdım.Onun yazılarını gazetede yayımlıyorduk. Yani ben onun Molla Kasım’ıydım. Biz onun mütevazı hayatından çok dersler aldık.” dedi. Kaplan’ın hicivdeki ustalığına vurgu yapan Bolat, “Ona hayırlı, uzun ömürler diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

KILI KIRK YARAN BİR ŞAİR

Son konuşmacı şair ve yazar Ali Hakkoymaz’dı. Hakkoymaz konuşmasında özetle şu görüşlere yer verdi: “Şiir incelikse eğer, Sadettin Bey, kılı kırk yaran bir insandır. Yüzlerce yıllık birikimimizi şairler ince dokunuşlarla dile getirir. Sadettin Bey de bu hassasiyeti korumuştur.” Şairin “Bana Gidiyorum” şiirini okuyan Hakkoymaz, özetle şöyle dedi: “Şiirin unutulması demek kalbin unutulması demektir. Biz yiğitsek düştüğümüz yerden kalkacağız. Eğer bu ülkenin genç bir nüfusa sahip olduğunu düşünürsek gençlere, başta Bedir Savaşı olmak üzere, Çanakkale Destanı’nı ve diğer zaferlerimizi anlatmalıyız. Yaşadığımız coğrafyanın nasıl vatan olduğunu dile getirmeliyiz. Sadettin ağabeyi yeni nesillere de anlatmalı ve onun şiirlerini okumalıyız.”
Taner Koltuk’un okuduğu Sadettin Kaplan şiirleriyle program devam etti. Şerif Aydemir kısa konuşmasında Sadettin Kaplan’ın bütün şiirlerini okuduğunu, onun bütün duygularının, şiirlerinin içinde gizli olduğunu belirtti. Kürsüye davet edilen Sadettin Kaplan, konuşmacılara teşekkür ettikten sonra, “Burada güzel konuşan bütün dostlar kendi iyiliklerini anlattılar, kendi güzelliklerinden bahsettiler aslında. Herkese tek tek selâm vermek mümkün değil, öyleyse ‘cemaate rahmet’ diyerek herkesi selâmlarım. Teşekkür ederim.”
Konuşmaların tamamlanmasından sonra Abdurrahman Şen, konuşmacılara çiçek verdi. Program, çekilen hâtıra fotoğrafları ve Sadettin Kaplan’ın eserlerinin dinleyicilere armağan edilmesiyle son buldu. Sadettin Kaplan’ın yakın dostları Fırat Kızıltuğ, Ahmet Özdemir, Mehdi Ergüzel, Zekeriya Çelik, İsmail Bilgin, Serdar Üstündağ, Muammer Erkul, İsmail Bilgin, Menekşe Özkaya, Zeynep Didem Gezgin, Remzi Alioğlu, Mustafa Doğan, Mehmet Cangır, Bekir Tuncer ve diğer dostları takip ettiler.




VEFAT-HABER

Sadettin Kaplan'ı kaybettik
Zaman 16 Haziran 2016

Şair ve yazar Sadettin Kaplan, vefat etti. Vefat haberini yazar Mehmet Nuri Yardım sosyal medyadan duyurdu.

Yardım, ailenin dostları üzülmesin diye haber vermemiş olabileceğini belirterek Facebook hesabından şu notu paylaştı: “Cumartesi günü vefat etmiş ve Gebze'de toprağa verilmiş. Hakk'a yürüyen şair ve yazar ağabeyimiz Sadettin Kaplan'a Allah'tan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Ruhu şâd, kabri nur, mekânı cennet olsun. İnşallah eserleri, hizmetleri ve hâtıralarıyla hep yaşayacak, hiçbir zaman unutulmayacak.”



Başsağlığı

Değerli Yazarımız Sadettin Kaplan Hakkın rahmetine kavuştu. Merhuma rahmet; okurlarına ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

Biyografi Net











Siz de biyografi.net'te yer alabilirsiniz
"
İyi ki, biyografi.net var!" 



biyografi.net
    İngilizce Biyografi
   English Biography

    ünlü kadınlar

   Nasreddin Hoca
  ben de biyografi.net'teyim
  fıkralardan seçmeler



   Makaleler
   BİR NESLİN ÖNCÜLERİ DİZİN
   BİR NESLİN ÖNCÜLERİ İÇİNDEKİLER
   Yüzellilikler Listesi
   ULUSLARARASI “İPEK YOLU’NUN YÜKSELİŞİ VE TÜRK DÜNYASI” BİLGİ ŞÖLENİ
   OSMANLI PADİŞAHLARI SIRALAMASI
   33 yazarın Türk Çocukluğu
   MAHMUT ÇETİN HAKKINDA YAZILANLAR
   1 KASIM 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ
   7 HAZİRAN 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ
   100. Yılında Balkan Harbi

  Biyografik Takvim
ocak şubat mart
nisan mayıs haziran
temmuz ağustos eylül
ekim kasım aralık

    Tanıtım

    Tanıtım



   İletişim
BİYOGRAFİ NET YAYINCILIK
Tel: 0542 235 72 49



biyografi.net@gmail.com

İkitelli Vergi Dairesi
11452255634
Tasarım: Nihat Çeliker www.webofisi.com  

 

Ana Sayfa İletişim Künye Bu Sayfayı Yazdır Sık Kullanılanlara Ekle E-ticaret Kpss Kitapları Pasaj Grup
Powered By Webofisi.com