Ana Sayfa Kategoriler Editör İletişim  

   Alfabetik Arama
A B C Ç D
E F G H I
İ J K L M
N O Ö P R
S Ş T U Ü
V Y Z

  Biyografi Arama



   Ekstra
     müstear isimler
     peygamberler
     Asr-ı Saadet'te Türkler
     basında biyografi.net
     Biyografi Nedir?
     neden biyografi.net
     sizin biyografiniz
     cv nasıl hazırlanır ?
     genel biyografi kitapları
     takma adlar
     editör

 Linkler 
   Biyografi Analiz
   facebook/Biyografi Net
   twitter.com/biyografinet
   Biyografi Atölyesi
   imzalı boğazdaki aşiret
   biyograf
   biyografi kitabı
   biyografimarket.com

   Biyografi Arama

  

isim ara soyadı ara
 
   
   

     Biyografi Market İçerik  
KİTAP BİYOGRAFİ
 Portre Anlatı
 Günlük
 Biyografi Dosya
 Mektup
 Kronoloji
 Kim Kimdir
 Anı-Hatırat
 Otobiyografi
 Biyografi Genel
 Şecere
 Biyografik Araştırma
 Gezi-Seyahat
 Biyografik Roman
 Biyografik Şiir
FOTOĞRAF
 Albüm
 Görsel Kitap
 Biyografik Fotoğraf
 Şehir Fotoğraf
 Tarihi Eser Fotoğraf
  SAHAF KİTAP
  KAYNAKÇA
 Kaynak Tarama-Kupür
 Bibliyografya
 Armağan
 HARİTA
 DVD-CD-VCD
 Biyografi Film
 Biyografi Belgesel
 KİTAP GENEL
 Türkçe Dil Öğretimi
 Kaynak-Çeviri
 Eser

Daha Fazlası BiyografiMarket.com'da



Facebook da paylaş Twitter da paylaş Live da paylaş

Nazmiye Demirel

Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Eşi



1927 yılında Isparta İslamköy'de doğdu. Ailesinin soyadı 'Şener'di. Nazmiye Şener, kardeş torunu ve 'köylüsü' Süleyman Demirel ile 12 Mart 1948 tarihinde evlendi. 1993 yılında eşinin cumhurbaşkanı seçilmesiyle 'First Lady' oldu. 16 Mayıs 1993 - 16 Mayıs 2000 tarihleri arasında Çankaya Köşkü'ne ev sahibeliği yaptı. Zeki, esprili, inançlı, gelenekçi ama modern hayata uyum sağlamış bir Anadolu kadınıydı.

2005 yılında rahatsızlandı. 4 Aralık 2010 tarihinde alzheimer hastalığı nedeniyle Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi'ne yatırıldı. Aynı hastanede 27 Mayıs 2013 tarihinde vefat etti.




HAKKINDA YAZILANLAR

Nazmiye Hanım

Nazmiye Demirel, Türk siyasi hayatının önemli isimlerinden biri olan 9'uncu cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'i iyi günde ve kötü hiç yalnız bırakmadı.

12 Eylül 1980 sabahı Demirel, Hamzakoy'a giderken yanında yine Nazmiye Hanım vardı. Eşinin 29 günlük zorunlu ikameti süresince en büyük destekçisi oldu. Ardından Demirel, Zincirbozan'a sürgün gönderildiğinde, gözlerinden akan iki damla yaş çektiği sıkıntıları belki de ilk kez dışarıya vuruyordu..

DYP'nin kuruluşunu Nazmiye Hanım an be an izledi. İsmet Sezgin, Necmettin Cevheri ve Yılmaz Ergenekon gibi kurmaylar sürekli Nazmiye Hanım'ı da bilgilendirip moral verdiler. O hep Demirel'in gizli kadın kurmayı oldu. Yasaklı yıllar bitti. Eşi devletin zirvesinde o da yine Washington'da dünyanın en güçlü kadınlarının arasındaydı.

40 yıldır eşi ile birlikte protokoldeki yerini dolduran Nazmiye Hanım Köşk'te sayısız kere dünyanın ünlü politikacılarına ve eşlerine evsahipliği yaptı. Demirel'in "Siyasi hayatımdaki en önemli evsahipliğini yaptım" dediği 16.11.1999'de Clintonlar'ın ziyareti sırasında da ABD'nin first ladysi Hillary Clinton'ı ağırlayan Nazmiye Hanım her zamanki gibi ağırbaşlı ve iyi bir evsahibesiydi. Nazmiye Hanım, 16 Mayıs 1993 - 16 Mayıs 2000 tarihleri arasında Çankaya Köşkü'ne evsahibeliği yaptı.





HAKKINDA YAZILANLAR

"ÇANKAYA'YA TAŞINMAK İSTEMEDİ"
ntv 27 Mayıs 2013

Ölüm haberinin ardından NTV yayınına katılan gazeteci Yavuz Donat, kısa süre önce Süleyman Demirel'le görüşmesinde eşinin durumunu sorduğunu ve, "Kaderin çizdiği yolda yürüyor. Bazen seneler öncesini bazen de beni bile tanımıyor" yanıtı aldığını söyledi.

Süleyman Demirel'in eşinin durumuna çok üzüldüğünü söyleyen Donat, "Bir çiçeğe bakarcasına ilgileniyodu Nazmiye hanımla. Süleyman beyin en büyük destekçisi ve ona en büyük eleştirileri yapan kişiydi. Lafını esirgemez söylerdi... Hiç First Lady gibi olmadı. Duracağı yeri bilirdi. Kendi çevresi ve dostları vardı; evinin kadınıydı ve eşinin işlerine karışmazdı" şeklinde konuştu.

Bir anısını ilk defa anlatacağını belirten Donat şunları aktardı:

"Süleyman bey cumhurbaşkanı seçildiğinde Çankaya'ya taşınacaklar. Nazmiye hanım, "Demirel Demirel Güniz Sokak'ta devam etsek olmaz mı, mecbur muyuz gitmeye' dedi..."




HAKKINDA YAZILANLAR

Nazmiye Demirel
Emre Aköz / Sabah

1954 yılında eşi Süleyman Demirel’le ABD'ye gitti. Fransa, İsviçre, İtalya'da eşinin yanındaydı. Otomobil kullanmayı çok seviyor, ehliyeti olmayan eşi Süleyman Demirel’i gezdiriyordu. Çok sevdiği sinema ve tiyatroya eşi başbakan olduktan sonra gidemez oldu. Görev icabı gittiği seyahatlerden ise hiç hoşlanmadı. Hep kendi evini özledi. Değişmeyen davranışları vardı: sabah namazını kıldıktan sonra çayı demlemek... Kahvaltıya asla gecelikle oturmamak... Kavaklıdere Güniz Sokak'taki evin giriş katına, Demirel'in çalışma mekanı olduğu için girmemek... Eliyle yaptığı gül reçellerini meclis'te dağıtmak... Evlilik yıldönümlerini eşiyle kutlamak...

Evcimen bir kişi olduğu için eşi cumhurbaşkanı seçildiğinde köşk'e gitmek istememiş, "Çankaya'ya taşınmamız şart mı; işleri buradan idare edemez misin" demişti. Binada hiçbir önemli değişiklik yapmaması, köşk'ü sahiplenmemesinin kanıtı sayıldı.

Eski cumhurbaşkanı eşi Emel Korutürk onu şöyle anlatır: "Nazmiye Hanım'ı çok zeki ve esprili bulurum. Bulgaristan devlet başkanı Jivkov gelmişti. Kızı refakat ediyordu. Uzun boylu, soğuk, mesafeli bir kız. Yabancı dil de bilmiyor. Yemek bitti. Bir ara baktım Nazmiye Hanım, Jivkov'un kızı ile bir köşede gülüşüp duruyor. Nasıl olur? yanlarına gidip 'Hanımefendi nece anlaştınız' diye sordum. 'gözceee' dedi..."





BAŞSAĞLIĞI

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Nazmiye Demirel'in vefatı üzerine başsağlığı mesajı yayımladı.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, saat 01.00 sıralarında Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e evinde taziye ziyaretinde bulundu.




HAKKINDA YAZILANLAR

Nazmiye ben geldim!
Serpil Çevikcan
Milliyet 28 Mayıs 2013

Dün gece haberi alır almaz Güniz Sokağa gittim. Belli ki yıkılmıştı Demirel. Kalbinin, mazisinin, mücadelesinin tam yarısı gitmişti. Aylar önce hasta yatağındaki Nazmiye Hanım için, “bir gülümsemesi için her şeyi veririm” diyordu.

Bu aklıma geldi Güniz Sokak’taki evin kapısında.
Güniz Sokak benim için, benim gibi “Demirel muhabirleri” için çok özel bir yerdir.

Acı, tatlı o kadar çok anısı vardır ki o kapının. Kapıya yaklaşırken geldi burnuma o koku.
Nazmiye Hanım’ın kendi elleriyle yaptığı gül reçelinin kokusu.

Bizi hiç eli boş göndermezdi ki o evden. Yedirip içirmeden bırakmazdı. Yolcu ederken de elimize gül reçeli kavanozlarını tutuştururdu.
Nazmiye Demirel’in nasıl bir kadın ve nasıl bir eş olduğunu öğrenmek isteyenler için en kestirme ipucudur bu.

Bana, “Nazmiye Hanım’ı üç kelimeyle nasıl anlatırsınız” diye sorsalar, “Fedakârlık, dirayet ve dobralık” diye cevap veririm.

Zincirbozan’da “zorunlu ikamete” götürülürken eşinin yanındaki kadının bakışları gelir gözlerimin önüne. Kendini değil, hep yanındakini düşünen Türk kadınının gözleri. Bazen mecburen yanındadır Süleyman Bey’in. Bazen özellikle. Ama hep bir adım geride.

First lady demeye dilim varmıyor. Klasik bir first lady değildi Nazmiye Hanım. Tekrarlanmaktan modası geçmiş ritüellerin kadını da değildi.

Evinin kadınıydı, hep kendi isteğiyle evindeydi.
Demirel Cumhurbaşkanı seçildiğinde bile o devasa Çankaya Köşkü O’na dar gelmişti. “Güniz Sokağa gidelim, evimizde olalım” demişti. Öyle de olmuştu.
Bir İslamköy gezisinde, Demirel bizlere ve kendisine eşlik eden kabine üyelerine, yoksulluk içinde doğduğu tek göz evin ortasındaki sobayı gösterip, “Annem bizi bu sobanın etrafında toplar yedirirdi” dediğinde, eşinin göbeğini gösterip, “belli oluyor çok yedirdiği” diyecek kadar espriliydi.

Bir Tarsus gezisinde, kürsünün önündeki mahşeri kalabalığı çağıran Demirel’e “çağır çağır da bizi ezsinler” diyecek kadar dobraydı.

Çankaya Köşkü’nün protokol salonunda, bilmem ne için kızmıştı ama küs gibiydi Demirel’e. Demirel yanına çağırıyordu, olmuyordu bir türlü. Sonunda pes edip, “Okey Süleyman, okey” deyivermişti.
Çok keskin bir zekası vardı. Bir bakışta notunu verirdi adamın. Eleştirmeyi severdi. Özellikle de eşini.

Sabahları gazeteleri önce o okur, Demirel’e en çarpıcı bölümlerden özetleri anlatıverirdi.
Her kurban bayramında, Güniz Sokak’taki evin arka bahçesinde kesilirdi kurban. Tam kesilirken başını yanına çevirişi şimdi gözlerimin önünde.
Çok güzel bir kadındı Nazmiye Hanım. Çok alımlı, çok dik, çok cesur.
Koskaca bir adamın, koskaca eşi.

Demirel’e, ev anahtarını cebinde anahtarlığa takılı olarak niye taşıdığını sormuştum bir gün. “Kapıda kalmamak için” demişti. Öyle bir kadındı Nazmiye Hanım. Kızdırmaya gelmezdi. Süleyman Bey, eve her gelişinde, “Nazmiye ben geldim” diye seslenirdi ve “Hoşgeldin” cevabını alırdı.

Dün gece, hastaneye gittiğinde Demirel yine aynı şeyi söylemiştir. “Nazmiye ben geldim” demiştir.




HAKKINDA YAZILANLAR

Evren’i boykot eden kadın
Turan YILMAZ
hürriyet 29 Mayıs 2013

9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in eşi Nazmiye Demirel’in vefatıyla birlikte farklı bir first lady kuşağında sona gelindi. Evren’in Çankaya Köşkü’nde verdiği hiçbir resepsiyona katılmayan, otomobilini kendisi kullanan Nazmiye Demirel, yarın memleketi Isparta’nın Atabey ilçesi İslamköy beldesinde toprağa verilecek. “Chevrolet’li First Lady”nin iz bırakan bazı anıları şöyle:KÖŞK’E TAŞINMAK İSTEMEDİ

Nazmiye Hanım’ın yaşamında büyük üzüntü duyduğu dönemler oldu. Nazmiye Demirel, 1951 yılında, evliliğinde 3 yıl bile dolmadan, geçirdiği ağır bir hastalıkta uygulanan yanlış tedavi sonucu çocuğu olamayacağını öğrendi. Yaşamındaki bir başka üzüntü verici olay, Haziran 1983’de eşinin partisinin kapatılıp Zincirbozan’a sürgüne gönderilmesiydi. Süleyman Demirel’in 1987’de halkoylaması sonucu yasağı kalktı. Demirel önce DYP Genel Başkanı, ardından Isparta milletvekili oldu. O dönem Nazmiye Demirel Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in Çankaya Köşkü’nde verdiği hiçbir resepsiyona katılmadı. Eşi Cumhurbaşkanı olduğunda Güniz Sokak’taki evlerinden Köşk’e taşınmak istemedi. Güvenlik endişesi dile getirilince taşınmak zorunda kaldı.

BABA’YI KAPININ ÖNÜNDE BEKLETMİŞTİ

Nazmiye Demirel’in eşini geç geldiği için eve almak istemediği bir olay anlatılır. Buna göre Yaşar Topçu, Cavit Çağlar, Mehmet Batallı, Mehmet Ali Yılmaz gibi isimler Demirel’i akşamları alıp dışarı çıkarırlardı. Yenilip içilen bu akşam gezmelerinden birinde ipin ucu kaçmış, Demirel eve gelip kapıyı çaldığında saat sabahın 5’i olmuş. Nazmiye Hanım da “Neredeysen orada kalsaydın” deyip kapıyı açmamış. 1991’deki bu olayın kahramanlarından Cavit Çağlar, o gece yaşananları şöyle anlattı: “Sabaha karşı beyefendinin Tuzla’daki evine gittik. Kapıyı çaldık açan yok, 5 dakika kadar sonra hanımefendi açtı. Beyefendi, ‘Nazmiye ben geldim’ dedi, ‘Hoş geldin ama ne telefon ne bir şey, haber vermeden bu saate kadar neredeydin’ dedi. Beyefendi, ‘Bak Cavit, oğlu Mustafa da burada’ deyince, bu seferlik affettiğini söyleyerek bizi içeri aldı, dinlenmeden de bizi bırakmadı. Bana ve oğluma da yatacak yer hazırladı.”

MOBİLİNİ ABD’DEN GETİRDİ

Nazmiye Demirel, eşiyle birlikte gittiği ABD’de otomobil kullanmayı öğrendi. 1955 yılında Türkiye’ye dönüşlerinde de beraberinde Chevrolet marka bir otomobili gemiyle Türkiye’ye getirdi. Nazmiye Hanım bir röportajında, yakın çevresinin “En büyük keyfidir” diye anlattığı otomobil kullanma öyküsünü şöyle anlatmıştı: “1955’den beri araba kullanırım. Prensip olarak kocama verilen makam arabasında bir yere gitmezdim. Alışverişlerim, ziyaretlerim için ben de bir arabaya ihtiyaç duydum. Kendi arabamı kendim kullanırım.”

Şehirlerarası gezilerinde evinde kullandığı yastığı yanına alırdı

Demirel Ailesi’ni yakından tanıyan gazeteci-yazar Hulusi Turgut, “O kadar evcil bir insandı ki” diye anlattığı Nazmiye Hanım’la ilgili şu ayrıntıları aktardı: “Evin dışındaki ortamları yadırgardı. DSİ Genel Müdürlüğü’nden beri de eşi Güneydoğu başta olmak üzere baraj ve sulama faaliyetleri için sık sık seyahatlere giderdi. O gezilerde Nazmiye Hanım evinde kullandığı yastığını yanında taşırdı.”

Portresinin önüne taziye defteri

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eşi Nazmiye Demirel’in vefatının ardından Güniz Sokak’taki evinde taziyeleri kabul etti. Demirel’i çok sayıda yeni ve eski siyasetçi, yakınları ve vatandaşlar da ziyaret etti. Ziyaretçiler için Nazmiye Demirel’in şövale üzerine yerleştirilmiş bir portresi önünde taziye defteri açıldı. Vatandaşlar, taziye defterini imzaladı. Rıza ÖZEL / ANKARA

İslamköy yasta

NAZMİYE Demirel’in vefatı, doğum yeri olan Isparta’nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy beldesinde derin bir üzüntüyle karşılandı. Değerli bir insanı kaybetmenin hüznünü yaşadıklarını belirten Belde Belediye Başkanı AK Partili Zekeriya Şataf, Demirel’in defnedileceği yerle ilgili talimat gelmediğini ancak büyük ihtimalle aile mezarlığında defnedileceğini söyledi. Şataf, aile mezarlığında Demirel’in vefat eden babası Mesut Şener, annesi Kebira (Kübra) Şener, kız kardeşi Faden Güneş Şener ve erkek kardeşi Yılmaz Şener’in mezarlarının bulunduğunu söyledi.

ANITMEZARA DEFNEDİLMEYECEK

Nazmiye Demirel’in Süleyman Demirel için hazırlanan Çalça Tepesi’ndeki anıt mezar alanına defnedilmesinin sözkonusu olmadığını vurgulayan Şataf, “Burası Sayın Cumhurbaşkanımız için tahsis edilmiş bir yerdir” dedi.

İlk ziyaret

EŞİ Nazmiye Demirel’in vefatının ardından 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Güniz Sokak’taki evi taziye ziyaretine gelenlerin akınına uğradı. Dünkü taziye ziyaretleri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile başladı. Cumhurbaşkanı Gül’ü Demirel’in evinin girişinde doktoru Aylin Cesur karşıladı. Gül, taziye ziyaretinin ardından açıklama yapmadan ayrıldı. Gül’ün ardından TBMM Başkanı Cemil Çiçek geldi.

Demirel’e pek çok eski siyasetçi ve yakını da taziye ziyaretinde bulundu. Demirel’i ziyaret edenler arasında İçişleri Bakanı Muammer Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski CHP lideri ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural da yeraldı. Taziye ziyaretinin ardından gazetecilere açıklama yapan eski TBMM Başkanı İsmet Sezgin, Türkiye’nin değerli bir büyüğünü yitirdiğini belirtti. Sezgin, “Türkiye, çok first lady gördü, bunların içinde Nazmiye Hanım’ın ayrı bir yeri vardı” diye konuştu. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal başkanlığındaki heyette Demirel’in eski çalışma arkadaşları da yer aldı. Demirel, taziyeleri kardeşi Hacı Ali Demirel’le birlikte kabul etti. Aylin Cesur, Demirel’in sağlık durumunun iyi olduğunu ancak büyük üzüntü yaşadığını söyledi.

ERDOĞAN ARADI

Başbakan Tayyip Erdoğan da Demirel’i telefonla arayarak başsağlığı dileklerini iletti. Başbakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, Erdoğan dün sabah TBMM’ye hareketinden önce Demirel’i telefonla aradı. Erdoğan, Süleyman Demirel’e başsağlığı diledi.




HABER

Şevket Demirel Nazmiye Demirel'in ardından hislerini yazdı
Hürriyet 29 Mayıs 2013

Süleyman Demirel’in kardeşi Şevket Demirel Nazmiye Demirel’in ardından hislerini kaleme aldı.Şevket Demirel, Nazmiye Demirel’in vefatının ardından Süleyman Demirel ile arasında geçen konuşmayı şöyle aktardı:

“Ağa saat 23:50’de Ankara’dan beni aradı. ‘Buyur Ağa’ dedim. Bana, ‘Şevket, Emri Hak vaki oldu’ dedi. Ben de ona, ‘Anladım’ dedim. Bunu üzerine ‘nereden bildin?’ diye sordu. Bunun üzerine, ‘Ben de iki gündür seninle olan telefon konuşmamızda onu sormuyordum. Bugün de bir boşluk vardı kafamda. Öldü öyleyse dedim, demek ki hissim doğruymuş’ dedim.”

Şevket Demirel Süleyman Demirel ve Nazmiye Demirel’in tanışmaları ve evlilikleriyle ilşgili ise şu satırları kaleme aldı:
1935-1942 kurak yıllarında, İslamköy’ün harımlarında afyon çapalayan pek çok kız; “Çamurumuz da var, hamurumuz da var, gülümüz de var, bağımızda var, afyonumuz da var, paramız da var” diye şarkılar söylüyordu. (İslamköy’ün refah unsurları bunlardı.) Bu kızlar, halı dokuma mesleğini de öğrendiler. Çapadaki türküleri, kirkid seslerine bestelediler.

İslamköylü, ailesi ve akrabaları ile birlikte, mutlu yaşıyorlardı. Bu hava içerisinde yaşayan genç kızlar arasında biri vardı. O, üniversite öğrencisi bir gencin dikkatini çekiyordu. Demirel onu beğendi (1940), aileler de öyle olmasını istiyordu. Gencin beğendiği kız, akrabası da olan Nazmiye Hanım’dı. 1948’e kadar sözlü kalan gençler, (Nazmiye ile mühendis Süleyman Demirel), mütevazı bir köy düğününde hayatlarını birleştirdiler.
Ankara’da, 1950-1955 arası Ağa ve ben beraber memurluk yaptık, ama tek evde oturduk. Burada bana yapılan hizmetlerden dolayı, hiçbir zaman kaşını kaldırmadı. Zevkle hizmet verirdi…

Demirel, 1955’te genel müdür, 1965’te Başbakan oldu. Nazmiye Hanım bu süre zarfında çeşitli seyahatlerde, bazen bekleyerek bazen de buralara iştirak ederek yaşadı.

Demirel’in esas hareketli hayatı 1962’de başladı. Politikacılar onu pek çok tehlikesi olan bir göreve çekmek istiyordu. Hızla gelişen bu olay ile milletvekili dahi olmadan, 1963-64’de Başvekil yardımcısı oldu. 1964’te Adalet Partisi Genel Başkanı, 1965’te Başbakan oldu. Bu geçişler her an bir risk taşıyordu. Nazmiye Hanım bu dönemin şaşalı günlerinde ne kadar vakur ise, ihtilallerde de o kadar metindi.

12 Eylül ihtilalinde gece yarısı çalışma salonunda diğer bazı hükümet erkânı ile beraberdik. Gün ağarırken askeri kurye; ‘Sizi alıp götüreceğiz’ tebliğini verdi.
Ağa, yukarıda uyuyan Nazmiye’ye telefon etti. ‘Bir saat içerisinde hazırlan, buradan ayrılıyoruz!’ dedi. Biraz sonra ‘Ben hazırım’ diyen Nazmiye Hanım ufak bir çanta ile aşağıya indi bana, ‘Ne yapalım Şevket? Kader bu!’ dedi ve arabaya yürüdü.

16 Mayıs 2000’de biten Reis-i Cumhurluk görevinden sonra, Güniz sokaktaki evlerinde, Ağa’nın çalışmalarında da yardımcı olurdu.
Bu mutlu yuvada, Nazmiye Hanım 2006 senesinde hastalandı. 14.10.2010 senesinde hastanede başlanan tedavisi, 2.5 sene sürdü. Nazmiye Hanım, yalnız Türkiye’nin “baba’sı unvanını kazanan Süleyman Demirel’in hanımı değil, aynı zamanda, Türkiye için yapılan hizmetlerde, ‘savaşçı yardımcısı’ gibi çalışmış bir kişiydi. Bugün bütün ülkede onun için dualar yükseliyor: “Ana Nazmiye” diye hitap eden herkes ona yeni dünyasında rahmet diliyor.

Allah rahmet eylesin.




HABER

Süleyman Demirel, eşi Nazmiye Demirel için konuştu: 65 senelik hayat arkadaşımdı
27-28 Mayıs 2013

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in eşi Nazmiye Demirel, 86 yaşında hayatını kaybetti.

65 SENELİK HAYAT ARKADAŞIMDI

Süleyman Demirel, eşinin vefatı üzerine geldiği Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesinde yaklaşık yarım saat kaldı.

Demirel, çıkışta gazetecilerin sorusu üzerine, şunları kaydetti:

"65 senelik hayat arkadaşımdı. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok iyi mücadele etti ama olmadı. Başkent Üniversitesi Hastanesi değerli hekimine, Üniversite Rektörüne, Tıp Fakültesi dekanına ve bütün hekimlerine, bütün sağlık personeline minnet ve şükranlarımız vardır. 4,5 sene onu ayakta tuttular, Allah kendilerinden razı olsun."

KALP DURMASI

Nazmiye Demirel'in, kandaki oksijen azalması ve ardından kalp durması sonucunda saat 22.27 itibarıyla yaşamını yitirdiği bildirildi.

Nazmiye Demirel'in doktoru Prof. Dr. Haldun Müderrisoğlu, yaptığı açıklamada, Nazmiye Demirel'i 4 Aralık 2010'da alzheimer hastalığı ve sıvı elektrolit dengesizliği nedeniyle Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi'ne kabul ettiklerini ve o zamandan beri tedavisinin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.

Müderrisoğlu, "Ancak bugün akşam üzeri gelişen kandaki oksijen azalması ve bilahare de kalp durması sonucunda, tüm müdahalelerin yapılmasına rağmen saat 22.27 itibarıyla hastamızı kaybettik. Hepimizin başı sağolsun" diye konuştu.

Haldun Müderrisoğlu, "Süleyman Demirel eşiyle en son ne zaman bir araya gelmişti" sorusunu "Sayın Demirel'in de birtakım rahatsızlıkları vardı. O nedenle sanıyorum 1,5-2 ay kadar önce yüz yüze görüşmüşlerdi" diye yanıtladı.




HABER

Süleyman Demirel'den Nazmiye Demirel yorumu: Bir elmanın iki yarısıyız
Akşam 29 Mayıs 2013

Süleyman Demirel: "Biz aslında bir elmanın iki yarısıyız. Kalan yarısı benim, giden yarısı Nazmiye Hanım'dır"

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, vefat eden eşi Nazmiye Demirel ile bir elmanın iki yarısı olduklarını belirterek, "Kalan yarısı benim, giden yarısı Nazmiye Hanım'dır" dedi.

Demirel, Güniz Sokak'taki evinin önünde bekleyen gazetecileri kabul etti. Kabul sırasında gazeteciler Demirel'e başsağlığı dileklerini iletti.

"Nazmiye Hanım'a karşı basınımızın genel olarak tutumundan, tavrından fevkalade memnunum" diyen ve teşekkür eden Demirel, Nazmiye Demirel ile 65 yıl yol arkadaşlığı yaptıklarını söyledi. Demirel, "65 sene evli kaldık. Bu, önemli bir olaydır. Bu 65 senenin çok önemli bir kısmı siyasettir. Siyasetçilerin arkasında olmak da kolay birşey değildir. Nazmiye Hanım benim arkamda hep metanetle durmuştur. Gördüğüm hizmete karışmamış ama bana destek vermiştir. Onun için huzurunuzda kendisine minnetlerimi, şükranlarımı söylüyorum. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun inşallah" diye konuştu.

Nazmiye Demirel'in alzheimer hastalığına yakalandığını anımsatan eski Cumhurbaşkanı Demirel, alzheimerın bugünlerde dünyada yaygın olarak görüldüğünü belirtti. Türkiye'de de bu hastalıkla ilgili pek çok şikayet olduğunu dile getiren Demirel, sözlerine şöyle devam etti:

"Yaşlanmak değil bu. Yaşlılık hastalığı da değil. Ama genellikle yaşlılıklarda görülen bir hastalık . İnsanın zihin gücünü sıfıra indiriyor ve hayatı yaşanmaz hale getiriyor. Bilimin ve hekimliğin, kanserden daha tehlikeli, daha ızdırap verici bir sıkıntı olduğunu öngördükleri bu hastalığa karşı daha çok araştırma yapması ve mutlaka beyin hastalıkları içerisinde yer alan alzheimera bir çare bulmaları lazımdır. İnsanlığın alzheimer meselesi üzerinde, bundan önce çeşitli hastalıklar üzerinde birleştiği gibi birleşmesi gerekir.

Nazmiye Hanım 4 buçuk sene hastanede kalmıştır. Elden gelen herşey yapılmıştır. Başkent Hastanesi'nde 4 buçuk sene çok iyi bakılmıştır. Gerek hekimlere gerek hastanenin başhekimine tıp fakültesinin dekanına, rektöre, personele hepsine müteşekkirim, minnettarım. Çok büyük hizmet yapmışlardır. Kolay olmayan bir işi canla, başla başarmışlardır. Ama dünyadaki ömrü bu kadarmış. Takdir-i ilahi böyleymiş, böyle oldu.

Biz aslında bir elmanın iki yarısıyız. Kalan yarısı benim, giden yarısı Nazmiye Hanım'dır. Yarın İslamköyüne gideceğim, orada toprağa vereceğiz. Böylece ebediyete intikal etmiş olacak."

Demirel, Nazmiye Demirel'in tedavi sürecinde büyük yardımları olduğunu belirttiği Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Turgay Dalkara'ya da teşekkür etti.



HABER

Nazmiye Demirel son yolculuğuna uğurlandı
30 Mayıs 2013

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, yaşamını yitiren eşi Nazmiye Demirel'in cenaze töreni için Isparta'ya gitti.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 27 Mayıs Pazartesi gecesi 86 yaşında yaşamını yitiren eşi Nazmiye Demirel'i Isparta'da ebedi hayata uğruladı.

Süleyman Demirel, sağlık sorunları nedeniyle bir süredir kendisi de Güven Hastanesi'nde tedavi oluyordu.

İki kişinin yardımıyla yürüyebilen Demirel, saat 10.00'da Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan, Isparta Süleyman Demirel Havaalanına özel uçak gitti. Aprona kadar özel aracıyla giden Demirel, kendisini takip eden gazetecilere aracın içerisinden şapkasını çıkartarak selam verdi.

NAZMİYE DEMİREL'İN CENAZESİNE KİMLER KATILDI

Isparta'da merhum Nazmiye Demirel için İslamköy Şehriban Hatun Cami'nde kılınan öğle namazının ardından cenaze töreni düzenlendi.

Tören TBMM Başkanı Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Hüsamettin Cindoruk, eski CHP Milletvekili İlhan Kesici, işadamı Cavit Çağlar, eski Dışişleri bakanlarından Hikmet Çetin, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, eski TBMM başkanlarından İsmet Sezgin, Şişli Belediyesi Başkanı Mustafa Sarıgül ve İslamköylüler katıldı.

CENAZE NAMAZINI ESKİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANI KILDIRDI

Öğle namazının kılınmasının ardından camiden çıkan cemaat, tabut önünde bekleyenlerle birlikte saf tuttu. Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'ın cenaze namazını kıldırmasının ardından helalik alındı. Daha sonra Nazmiye Demirel'in cenazesi, toprağa verilmek üzere, İslamköy Koca Mezarlığı'ndaki aile kabristanlığına götürüldü.

DEMİREL KATILANLARA TEŞEKKÜR ETTİ

Defin işlemi sırasında da eşini yalnız bırakmayan Süleyman Demirel, eşinin defini anında mezarlığın başında ayakta duramadığı gerekçesiyle sandalyeye oturtuldu. Daha sonra kendisine mendil içinde verilen toprağı hayat arkadaşının kabrine döktü. Defin işlemi gerçekleştikten sonra Süleyman Demirel, mezarlıkta bulunanlara dönerek, “Hepinizden Allah razı olsun. Çok sağolun. Allah mekanını cennet etsin.” dedi.

EŞİNİN MEZARINA BİR AVUÇ TOPRAK ATTI

Demirel eşine son görevini yerine getirirken korumalarından mendiline toprak koymalarını rica etti ve bu toprağı ayağa kalkıp eşinin mezarına attı. Nazmiye Demirel'in mezarına ilk toprağı atan Demirel, oldukça üzgün görünüyordu.

Demirel'in ardından MHP Genel Başkanı Bahçeli de Nazmiye Demirel'in mezarına toprak attı. CHP'nin halef selef iki lideri Kılıçdaroğlu ve Baykal da törene katıldı.







Siz de biyografi.net'te yer alabilirsiniz
"
İyi ki, biyografi.net var!" 



biyografi.net
    Tanıtım
    İngilizce Biyografi
   English Biography

    ünlü kadınlar

   Nasreddin Hoca
  ben de biyografi.net'teyim
  fıkralardan seçmeler
 
   Makaleler
   ‘İSLAM-SANAT-ESTETİK KONGRESİ’
   Çanakkale’de Keskin Nişancı Bir Türk Kızı Şehit Oldu
   Anayasa'da Türklük Deklarasyonu'na İmza Atan Aydınlar
   Boğaz'ın Meşhur Yalıları
   TÜRKİYE'NİN EN ZENGİN 100 TÜRK'Ü
   İSLAMI SEÇENLER
   Dersaadet Sözlüğü Yayınlandı
   Biyografi Market Yayında
   BİYOGRAFİ MARKET ALFABETİK DİZİN
   Mahmut Çetin “Biyografi”yi anlatacak

  Biyografik Takvim
ocak şubat mart
nisan mayıs haziran
temmuz ağustos eylül
ekim kasım aralık

    Tanıtım

   İletişim
BİYOGRAFİ NET İLETİŞİM VE YAYINCILIK
Ayma Koop A-6 No: 121
İkitelli / İSTANBUL
Tel: 0212 671 75 78
Tel: 0542 235 72 49
Faks: 0212 671 75 78

info@biyografi.net
biyografi.net@gmail.com

İkitelli Vergi Dairesi
11452255634
Tasarım: Nihat Çeliker www.webofisi.com  

 

Ana Sayfa İletişim Künye Bu Sayfayı Yazdır Sık Kullanılanlara Ekle E-ticaret Kpss Kitapları
Powered By Webofisi.com