Ana Sayfa Kategoriler Editör İletişim  

   Alfabetik Arama
A B C Ç D
E F G H I
İ J K L M
N O Ö P R
S Ş T U Ü
V Y Z

  Biyografi Arama



   Ekstra
     müstear isimler
     peygamberler
     Asr-ı Saadet'te Türkler
     basında biyografi.net
     Biyografi Nedir?
     neden biyografi.net
     sizin biyografiniz
     cv nasıl hazırlanır ?
     genel biyografi kitapları
     takma adlar
     editör

 Linkler 
   Biyografi Analiz
   facebook/Biyografi Net
   twitter.com/biyografinet
   Biyografi Atölyesi
   boğazdaki aşiret
   biyograf
   biyografi kitabı
   biyografimarket.com

   Biyografi Arama

  

isim ara soyadı ara
 
   
   

     Biyografi Market İçerik  
KİTAP BİYOGRAFİ
 Portre Anlatı
 Günlük
 Biyografi Dosya
 Mektup
 Kronoloji
 Kim Kimdir
 Anı-Hatırat
 Otobiyografi
 Biyografi Genel
 Şecere
 Biyografik Araştırma
 Gezi-Seyahat
 Biyografik Roman
 Biyografik Şiir
FOTOĞRAF
 Albüm
 Görsel Kitap
 Biyografik Fotoğraf
 Şehir Fotoğraf
 Tarihi Eser Fotoğraf
  SAHAF KİTAP
  KAYNAKÇA
 Kaynak Tarama-Kupür
 Bibliyografya
 Armağan
 HARİTA
 DVD-CD-VCD
 Biyografi Film
 Biyografi Belgesel
 KİTAP GENEL
 Türkçe Dil Öğretimi
 Kaynak-Çeviri
 Eser

Daha Fazlası BiyografiMarket.com'da



Facebook da paylaş Twitter da paylaş Live da paylaş

Yaşar Reyhani ( 1932)

aşık, halk ozanı


şair, besteci



1932 yılında Erzurum'un Hasankale ilçesinin Alvar köyünde doğdu. Asıl adı 'Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars'a, daha sonra Erzurum'a yerleşti. Çocukluğu köyünde geçti. Zaman zaman komşu köylere gitme olanağı bulduysa da daha başka yerlere gidemedi. Okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi. Sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı.

Küçük yaşlarda köyüne gelen aşıklardan etkilendi. Hem aşıklardan dinleyerek hem de eline geçen kitapları okuyarak birçok halk hikayesini öğrendi. Kendi aşıklığı ve şiir yazmaya başlaması 18 yaşından sonradır.

Rüyasında gördüğü bir kıza aşık oldu. Kısa bir süre sonra da kızı kaçırdı. Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliğe ve huzursuzluğa dönüştü. Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirdiler. Bu dönemden sonra 'Dertli' mahlasıyla şiirler yazmaya, türkü söylemeye başladı. Ancak bu mahlası uzun süre kullanmadan, Bayburtlu Aşık Hicrani tarafından 'Reyhani' mahlası verildi.

Konya Aşıklar Bayramına aralıksız katılan 7 aşıktan biridir. Eski aşıkların dışında, yetiştiği Huzuri Baba, Nihani, Cevlani, Efkari, Murat Çobanoğlu'nun babası Gülistan Çobanoğlu gibi aşıklardan gelenek ve usul öğrendi.

İran'dan Avrupa'ya birçok ülkede türkü söyledi. Katıldığı yarışmalarda çeşitli ödüller aldı. 1980'li yılların başında Erzurum'da bulunan Doğu Ozanları Derneğinin başkanlığına getirildi.

Bir çok ülkeye konser ve konferanslara katılmak üzere çağrıldı. Ayrıca ABD'nin Michigan Üniversitesi'nde katıldığı bir konferanstan sonra kendisine fahri öğretmenlik unvanı verildi.

Şiirleri birçok gazete, dergi ve araştırmada yer aldı. Çeşitli radyo ve televizyon programlarına katıldı. 10 Aralık 2006 tarihinde Bursa'da vefat etti.


ESERLERİ:

Şiir:
Alvarlı Reyhani (1962)
Böyle Bağlar (1966)
Kervan (1988)

Düşünce-Şiir:
Şu Tepenin Arkasında





HAKKINDA YAZILANLAR

Aşık Yaşar Reyhani
Dilaver Düzgün (1997)




VEFAT-HABER

Aşık Reyhani, son yolculuğuna uğurlandı
Zaman 11 Aralık 2006

Türk âşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden ünlü halk ozanı Aşık Reyhanı bir süre önce yerleştiği Bursa'da 74 yaşında vefat etti. Reyhanı'nın ölümü sevenleri ve dostları tarafından üzüntüyle karşılanırken, cenazesi Yıldırım ilçesi Değirmenönü Merkez Camisi'nde ikindi namazının ardından Cumalıkızık mezarlığına defnedildi. Aşık Reyhani'nin cenazesine, yetiştirdiği bazı aşıkların yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı.

Yaklaşık 10 yıl önce, doğduğu topraklar olan Erzurum'dan göç edip Bursa'ya yerleşen Aşık Reyhani, burada bir süre daha sanatını icra etti. Ancak Reyhani, her geçen gün aşıklık geleneğine duyulan ilginin azalması üzerine saz çalıp türkü söylemeyi bıraktı. Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesine bağlı Değirmenönü Mahallesi'nde çocuklanın yanı sıra Erzurumlu aşık dostlarının yardımı ile hayatını idame ettiren Aşık Reyhani, sağlık sorunları nedeniyle bir süredir tedavi görüyordu.
Aşık Reyhani, dün gece yarısı evinde hayatını vefat etti. Vefat haberinin duyulması üzerine Türkiye'nin dört bir yanından aşık dostları ve sevenleri Reyhani'nin evine akın etti. Aşık Reyhani'nin cenazesi, Değirmenönü Mahallesi Merkez Camii'nde ikindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Aşık Reyhani'nin cenazesine katılmak üzere Kocaeli'den gelen Aşık Erol Evgani, Reyhani'nin ölümünden büyük üzüntü duyduğunu söyledi. Evgani, üzüntüsünü 'Reyhaniler kolay kolay yetişmez, acımız çok büyük' sözleriyle dile getirirken, Aşık Nuri Çırağı, Reyhani'nin her yönüyle bir Hakk ve halk aşığı olduğunu dile getirdi. Reyhani'nin duygu ve düşüncelerini nükteli ancak mert bir şekilde saz ve sözle anlatan vatanperver bir insan olduğunu dile getiren Çırağı, "Reyhani, nükteyi yerinde yapan, vatan ve mimlet sevgisini haykıran günümüzün en gerçek aşığıydı. Onun türkülerinde halk vardır. Üzüntümüz sonsuz." şeklinde konuştu.




ŞİİRLERİ

Bağlar

Demedim mi gönül kalkıp yürüme
Birgün yollarını harami bağlar
Dertliysen derdini dertsize deme
Dertsiz hekim olsa yara mı bağlar

Yazılan kaderdir başa gelince
Suç sende ayağın taşa gelince
Kudretin damlası coşa gelince
Onu bent mi eyler dere mi bağlar

Oku sayfasını geçen çağların
Yaprağı dökülmüş nice bağların
Adeti böyledir yüksek dağların
Aslı'ya yol verir Kerem'i bağlar

Ben de Reyhani'yim susuz pınarım
Damlam coş ederse olmaz kenarım
Öldüğümü duysa o nazlı yarim
Bilmem al mı giyer kara mı bağlar




Koklaya Koklaya

Gel yarim yeter bekledim
Gülü koklaya koklaya
Gözlerime yaş ekledim
Seli koklaya koklaya

Bir derdime bin ekledim
Aşkın boynuma yükledim
Seherde haber bekledim
Yeli koklaya koklaya

Gurbet gezdim adım adım
Asla olmadı muradım
Sırma saçın hatırladım
Teli koklaya koklaya

Reyhani'yim bak zamana
Kara bağrım yana yana
Kerem oldum Aslı Han'a
Külü koklaya koklaya




Sevdiğim

Al beni ne olur sevdaya götür
Erenlerden geri kaldım sevdiğim
Saz bir bahanedir göğsümü dövdüm
Bir kemik bir deri kaldım sevdiğim

Bu zalim zamanın ne ise kasti
Nereye gittimse yolumu kesti
Sırtımda kırık saz elimde testi
Doldurmadım yarı kaldım sevdiğim

Aşık Reyhani'yim uğradım derde
Nerdesin sevdiğim nerdesin nerde
Meydanı kaptırdım çakala kurda
Bir sürüden biri kaldım sevdiğim




Yarim

Bir muhannet yara gönül bağladım
Oldum bir kurumuş dal yarim yarim
Eğer günüm doldu, vadem yettiyse
Gelip de canımı al yarim yarim

Gençlik bir kuş idi elimden uçtu
Varlık kervan idi geldi de geçti
Ömür güneş idi gedikten aştı
Sanırsın olmamış yol yarım yarim

Aşık Reyhani'yim bu aşkın mesti
Gönlünden gönlüme bir rüzgar esti
Sen bir ulu pınar ben kırık testi
Acı bu halime dol yarim yarim




Bir Güzele

Bir güzele gönül verdim bağlandım
Ceylan oldu çekti beni izine
Boş boşuna ateşine dağlandım
Duman bitti umut kaldı közüne

Köz beni kül eder cana getirir
Yaş olur gözümden dane getirir
Gün olur ki yakar yıkar bitirir
Eyvah der elini vurur dizine

Dizine vursa da vurmasa da boş
İçenler uyanır içmeyen sarhoş
Aşk çilesi çetin olsa bile hoş
Hayal gerek aşıkların gözüne

Göze sürme çeker yar güzel olur
Yüze yaşmak çeker ar güzel olur
Yar ile dünyalık var güzel olur
Reyhani'yim baksam yarin yüzüne




Şimdi

Tükendi mürekkep karıştı satır
Bilemez ki katip ne yaza şimdi
Dört mevsimde ne şevk ne umut kaldı
Minnet ne bahara ne yaza şimdi

Vazgeç gafil göremezsin içimi
Sen kendinle kıyas etme suçumu
Doğuştan simsiyah olan saçımı
Söyle kim boyadı beyaza şimdi

Reyhani'yim geçti ömrüm saz ile
Gıda aldık hayaldeki haz ile
Bir ömür devrettik cilve naz ile
Naz bitti çevrildik niyaza şimdi




Ağlayım

Lütfeyle halime geçti şu ömrüm
Yar yüzünü görüp görüp ağlayım
Nasip eyle eşiğini kapını
Yüzlerini sürüp sürüp ağlayım

Gönlümüz gözümüz vecd ile dolsun
Muradım maksudum secdegah olsun
O gün olsun yarin müjdesi gelsin
Yol üstüne durup durup ağlayım

Reyhani'yim n'olur beni inandır
Yanarken bir yudum su ver de kandır
Yalvarırım seher vakti uyandır
Rüzgarlardan sorup sorup ağlayım




Bezdim

Ben bu aşkın abdalıyım
Dolana dolana bezdim
Çığ sökmüş bahar seliyim
Bulana bulana bezdim

Her gün sam yeli eser mi
Kamil cahile küser mi
Bıçak çeliği keser mi
Bilene bilene bezdim

Keder üstümüze zimmet
Zalimden olmaz merhamet
İlimsiz mürşitten himmet
Dilene dilene bezdim

Reyhani ölü yürür mü
Kül ölür mü kül çürür mü
Kuru ağaç dal verir mi
Sulana sulana bezdim




Veremem

Bana derler aşık derdini söyle
Bu bir sırdır emanettir veremem
Belki dağlar kadar büyümem amma
Cevizin de kabuğuna giremem

Hasta odur sabır ile inleye
Evlat odur nasihati dinleye
Bundan sonra zevkle bakmam aynaya
Çünkü onda iç yüzümü göremem

Kulaksız işitmek dilsiz ifade
Canım cananındır edem iade
Vücut bir camidir vicdan seccade
Onun bunun çıkarına seremem

Reyhani'yim zamanım yok gülmeye
Doğar iken boyun eğdim ölmeye
Azrail gelmesin canım almaya
Bir canım var cananındır veremem




Söyleyin

Beni sizden sorarlarsa dostlarım
Bir Reyhani geldi gitti söyleyin
Hayatı çileli muradı yarım
Heder etti ah tüketti söyleyin

Aldı kırık sazı kapıdan çıktı
Ağlar gözler ile gülerek baktı
Dağın ufuğunda bir akşam vakti
Güneşle beraber battı söyleyin

Ara sıra sazı verdik destine
Name yazdı yarenine dostuna
Ceketini yorgan ettik üstüne
Kolu yastık oldu yattı söyleyin

Bir duvara yaslamıştı yanını
Sılasına çevirmişti yönünü
Gurbet elde hasret yaktı canını
Sitem vurdu dert çürüttü söyleyin

Aşık Reyhani'ymiş kıldı ah u zar
Dolaştı alemi diyar be diyar
Parça parça etmiş bir deli rüzgar
Yaşı yağmur göz buluttu söyleyin




Başlar

Bekle ağaç meyve versin
Taş ondan öteye başlar
Mevsim sonbahara ersin
Kış ondan öteye başlar

Üç kapıyı açacaksın
Dört pınardan içeceksin
Altı şartı seçeceksin
Beş ondan öteye başlar

Gel gülü yandırma bülbül
Önce ağla sonradan gül
Ölüm en son nokta değil
İş ondan öteye başlar

Reyhani can yakacağın
Tükenmedi çekeceğin
Asıl gözden dökeceğin
Yaş ondan öteye başlar




Kurtulamaz

İnsan ömrü kara benzer
Erimekten kurtulamaz
Sona doğru azar azar
Yürümekten kurtulamaz

Gençlik açılmamış güldür
İlim çağı tatlı baldır
Sonu yaprak dökmüş daldır
Kurumaktan kurtulamaz

Reyhani yar yara kalsa
Gönül neşe ile dolsa
Aslı som altından olsa
Çürümekten kurtulamaz




Birgün

Deryalar yanmaz diyenler
Denizler de yanar birgün
Nehir içip doymayanlar
Damla içen kanar birgün

Çiçek solar fikir solmaz
Derya damla ile dolmaz
Evladın kötüsü olmaz
Atasını anar birgün

Sözüm söz deyip övünme
Özüm öz deyip övünme
İşim düz deyip övünme
Çark tersine döner birgün

Kesilmez mevladan umut
Bir mürşidin elini tut
Gelir rüzgar gider bulut
Elbet yağmur diner birgün

Gel Reyhani hayal kurma
Yolu bilmeyene sorma
Kendini yüksekte görme
Gökler yere iner birgün




Beni 1

Behey rüzgar gider isen canana söyle beni
Lütfü ve keremi çoktur yakmasın böyle beni
Ben bu derde düş olalı bana Mecnun dediler
Ben nasıl Mecnun'um bilmem aramaz Leyla beni

Ben bu derde düş olalı gözlerim yaşta benim
Sinemi sitem kapladı gönlüm telaşta benim
Ne dizimde kuvvet kaldı ne aklım başta benim
İpsiz bağladı felek bir kaşı yayla beni

Ey Reyhani hep düşündün dünyada han olmayı
Hiç aklına getirmedin bir kabristan olmayı
İstemem sensiz efendim tahta sultan olmayı
Bana köle deseler de sen kabul eyle beni




Beni 2

İlahi niyazım sana düşürme garip beni
Alemin şahı Rabbena kılma muzdarip beni
Derdi senden alır isem dermanı kim neylesin
Sen bana benim demezsen kurtarmaz tabip beni

Geldi geçti gaflet ile bunca yıl ve seneler
Hep senin emrinde döner yorulmaz pervaneler
Dergahına talip olmuş tabiri divaneler
Ne olur eyle yarabbi aklıma sahip beni

Ey Reyhani neden akar durmaz göz pınarların
Gönül neylesin dünyayı olmazsa senin yarin
Birgün olup okununca cümlesi aşıkların
Yunusların arasında eyleme kayıp beni





Siz de biyografi.net'te yer alabilirsiniz
"
İyi ki, biyografi.net var!" 



biyografi.net
    Tanıtım
    İngilizce Biyografi
   English Biography

    ünlü kadınlar

   Nasreddin Hoca
  ben de biyografi.net'teyim
  fıkralardan seçmeler
 
   Makaleler
   İpek Yolunda Türk Kültür Mirası
   İnternet yazım kısaltmaları
   Şair Padişahlar ve Şiirlerinde Kullandıkları Mahlaslar
   YABANCI KELİMELERE TÜRKÇE KARŞILIK
   İSMİNİZİN ANLAMI KADIN İSİMLERİ
   İSMİNİZİN ANLAMI ERKEK İSİMLERİ
   Şehit Soma Madencilerinin İsimleri
   ‘İSLAM-SANAT-ESTETİK KONGRESİ’
   Çanakkale’de Keskin Nişancı Bir Türk Kızı Şehit Oldu
   Anayasa'da Türklük Deklarasyonu'na İmza Atan Aydınlar

  Biyografik Takvim
ocak şubat mart
nisan mayıs haziran
temmuz ağustos eylül
ekim kasım aralık

    Tanıtım

   İletişim
BİYOGRAFİ NET İLETİŞİM VE YAYINCILIK
Tel: 0542 235 72 49


info@biyografi.net
biyografi.net@gmail.com

İkitelli Vergi Dairesi
11452255634
Tasarım: Nihat Çeliker www.webofisi.com  

 

Ana Sayfa İletişim Künye Bu Sayfayı Yazdır Sık Kullanılanlara Ekle E-ticaret Kpss Kitapları
Powered By Webofisi.com