Ana Sayfa Kategoriler Editör İletişim  

   Alfabetik Arama
A B C Ç D
E F G H I
İ J K L M
N O Ö P R
S Ş T U Ü
V Y Z

  Biyografi Arama



   Ekstra
     müstear isimler
     peygamberler
     Asr-ı Saadet'te Türkler
     basında biyografi.net
     Biyografi Nedir?
     neden biyografi.net
     sizin biyografiniz
     cv nasıl hazırlanır ?
     genel biyografi kitapları
     takma adlar
     editör

 Linkler 
   Biyografi Analiz
   facebook/Biyografi Net
   twitter.com/biyografinet
   Biyografi Atölyesi
   boğazdaki aşiret
   biyograf
   biyografi kitabı
   biyografimarket.com

   Biyografi Arama

  

isim ara soyadı ara
 
   
   

     Biyografi Market İçerik  
KİTAP BİYOGRAFİ
 Portre Anlatı
 Günlük
 Biyografi Dosya
 Mektup
 Kronoloji
 Kim Kimdir
 Anı-Hatırat
 Otobiyografi
 Biyografi Genel
 Şecere
 Biyografik Araştırma
 Gezi-Seyahat
 Biyografik Roman
 Biyografik Şiir
FOTOĞRAF
 Albüm
 Görsel Kitap
 Biyografik Fotoğraf
 Şehir Fotoğraf
 Tarihi Eser Fotoğraf
  SAHAF KİTAP
  KAYNAKÇA
 Kaynak Tarama-Kupür
 Bibliyografya
 Armağan
 HARİTA
 DVD-CD-VCD
 Biyografi Film
 Biyografi Belgesel
 KİTAP GENEL
 Türkçe Dil Öğretimi
 Kaynak-Çeviri
 Eser

Daha Fazlası BiyografiMarket.com'da



Facebook da paylaş Twitter da paylaş Live da paylaş

Enver Ören ( 10.02.1939)- (22.02.2013)

işadamı, gazeteci


Türkiye Gazetesi Eski Sahibi



10 Şubat 1939 tarihinde Denizli'nin Honaz ilçesinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Denizli'de bitirdi. Kuleli Askeri Lisesi'ne, oradan da İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'ne girdi. 1961 yılında lisans öğretimini başarıyla tamamladı. Kazandığı NATO bursuyla birbuçuk yıllığına mesleki çalışmalar yapmak üzere Napoli'ye gitti. Dönüşünde bir müddet öğretim görevlisi olarak üniversite çalıştı. Anarşi ve terör olaylarının üniversitelere sıçraması ve üniversitelerde bilim yapmanın adeta imkansız hale gelmesi üzerine 1970 yılında üniversiteden ayrıldı. Birkaç arkadaşıyla birlikte ülke şartlarının kendilerine yükseldiği misyonun gereği olarak gazeteciliğe başladı. Çıkardığı gazete önce Hakikat sonra Türkiye adını aldı. Bu olayı "ikinci doğumum" şeklinde nitelendirdi. Gazetecilikle beraber iş dünyasında saygın bir yer edindi. İhlas Holding ve bağlı şirketleriyle ülke ekonomisine önemli katkılarda bulundu.

22 Şubat 2013 tarihinde İstanbul'da vefat etti.



alternatif biyografi

10 Şubat 1939 tarihinde Denizli'nin Honaz nahiyesinde dünyaya geldi. Babası Nazif Efendi, annesi ise tam bir Anadolu hanımefendisi olan Melike Hanımdı. İlk ve orta tahsilini Denizli?de tamamlayarak, Kuleli Askeri Lisesine, oradan da İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesine girdi. 1961 yılında lisans öğrenimini başarıyla tamamladıktan sonra, birbuçuk yıllığına mesleki çalışmalar yapmak üzere İtalya?ya gitti. Dönüşünde bir müddet İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi?nde öğretim üyesi olarak çalıştı.

Anarşi ve terör olaylarının üniversitelere sıçraması ve bilim yapmanın adeta imkansız hale gelmesi üzerine, 1970 yılında üniversiteden ve akademik hayattan ayrılmak zorunda kaldı. Birkaç idealist arkadaşı ile birlikte, ülke şartlarının kendilerine yüklediği misyonun gereği olarak, gazeteciliğe başladı. Bu olayı 'İkinci Doğumum' diye niteleyen Dr. Enver Ören; hayatının bundan sonraki bölümünde, bütün yorgunluklara ve meşakkatli yıllara rağmen devletine, milletine ve din-millet farkı gözetmeksizin bütün insanlığa hizmet etmekten ibaret oloan ideallerini, birer birer gerçekleştirmeye muvaffak olduğunu söyler.

Dr. Enver Ören tarafından kurulan İhlas Vakfı, Bilim ve Teknoloji Vakfı ile Enver Ören Vakfı başarılı hizmetler sunmaktadır. Otuzdokuz öğrenci yurdunda ikibinbeşyüz civarında üniversite öğrencisi iaşe ve barınma imkanına kavuşuyor. İhlas Marmara ve İhlas Bahçelievler Kollejleri bünyesinde bulunan İlköğretim Okulu, Anadolu Lisesi, süper Lise, Endüstri Meslek Lisesi, Ticaret Lisesi, İletişim Lisesi ve Klasik Lisede yaklaşık üçbin öğrenci modern ve huzurlu mekanlarda eğitim yapma imkanına kavuşmuştur.

Dr. Enver Öğren, yeni ve başarılı uygulamaları sebebiyle, Ankara Gazeteciler Cemiyeti tarafından 1980-1990 arasındaki on yılın en başarılı gazete yöneticisi seçilmiştir. Ayrıca merkezi Dakar?da bulunan Milletlerarası İslam Bilimler Akademisi?nin tevcih ettiği ilk 'Şeref Üyesi' ünvanına da sahiptir. Uluslararası birçok seminer ve sempozyuma konuşmacı olarak davet edilen Dr. Ören, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

Dr. Enver Ören?in üzerinde titrediği ve çok mukaddes saydığı kurumların başında aile müessesesi gelmektedir. Dr. Ören, eş iş tercihinin hayatına yön veren en müessir faktörler olduğunu her zaman sçyler. 1986 yılında Dilvin Hanımefendi ile hayatını birleştirmesinin ve mutlu bir evlilik yapmış olmasının, hayatının en önemli hadisesi olduğunu sıkça dile getirir. Eşi Dilvin Hanım, gazetenin kurulduğu 1970?li yıllardan beri sadece Dr. Ören'e destek olmakla kalmamış, sürekli hazırladığı kadın-ev, magazin sayfaları ile de bilfiil gazetecilik yapmıştır. Bunu 'Ayşe Nur Abla' kösesiyle sürdürmüştür.

Bu örnek beraberliğin mutluluğu, biricik evlatları A. Mücahid Ören ile daha da artmıştır. Genç Ören, bugün ikinci kuşaktan başarılı bir işadamı olarak, İhlas Holding?in Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu başkan Vekilliği görevini yapmıştır..

Dr. Ören'in kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğu İhlas Holding, Türkiye, Avrupa, Asya ve Amerika?daki yaklaşık 1200 hizmet ofisindeki 60.000 civarında personeli ile bir dünya şirketi olmayı başarmıştır.

Türkiye Gazetesi, İhlas Haber Ajansı (İHA), TV (TGRT), radyo yayıncılığı, baskı merkezleri, haftalık ve aylık ihtisas, bilim ve teknoloji gazete ve dergileri ile bugün Türkiye?nin en etkili medya gruplarından birinin sahibi olan İhlas Holding; eğitim, sağlık, bankacılık, sigortacılık, inşaat, elektronik, otomotiv, endüstri, dış ticaret, bilgisayar, eneji, turizm, pazarlama, mağazacılık gibi sektörlerde faaliyet gösteren elliye yakın şirket ile ülkemizin, teknoloji ve hizmette lider şirketi olma azim ve kararlılığını göstermiştir.

Rehber Ansiklopedisi




English Biography

Born on February 10, 1939 in Denizli, Enver Ören graduated with a degree in Zoology and Botany from the Faculty of Science at Istanbul University. Having graduated with an undergraduate degree in 1961, he was awarded a NATO scholarship, and worked in his profession in Naples for 18 months.

When he returned, he worked for several years as an academic. In 1970, joined by a couple friends, he left academia for a career in journalism.

He was awarded an Honorary Doctorate of Science by Konya Selçuk University for his efforts and contributions to the development of science and technology and for his services to Turkish culture. As a result of the innovations he introduced to journalism, the Ankara Journalists Society named him the most successful newspaper manager of the decade (1980‐1990). He is the Vice President of the Newspaper Proprietors Association and a Board Member of the Press Advertisements Organization.

The International Islamic Academy of Sciences, based in Dakar, declared him its first "Honorary Member". He was included in the list of “600 world leaders” by the monthly Global Finance magazine published in the US. Dr. Ören was awarded a medal of eminent service in 1999 for his services to the Turkish Republic.

He is currently the Chairman of İhlas Holding's Board of Directors. Dr. Ören speaks English and French.
 






HABER

Enver Ören son yolculuğuna uğurlandı
ntv 23 Şubat 2013

İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ören için Eyüp Sultan Camisi'nde düzenlenen törene, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Erdoğan ile çok sayıda bakan katıldı.

Tedavi gördüğü hastanede dün vefat eden İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Ören, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve çok sayıda bakanın da katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Enver Ören için Eyüp Sultan Camisi'nde düzenlenen cenaze töreninde, oğlu Ahmet Mücahid Ören ve yakınları taziyeleri kabul etti.

Törene, Enver Ören'in ailesi ve yakınlarının yanı sıra TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, milletvekilleri Hakan Şükür ve Aydın Ayaydın, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Basın İlan Kurumu Başkanı Mehmet Atalay, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, iş adamları Aydın Doğan ve Yılmaz Ulusoy, Sezen Cumhur Önal, Orhan Gencebay, Sultan 2. Abdülhamid'in torunu Harun Osmanoğlu ile oğlu Kayıhan Osmanoğlu'nun yanı sıra iş ve medya dünyasından isimler, İhlas Holding Yönetim Kurulu üyeleri ve çalışanları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı Eyüp Sultan Meydanı'na girişlere bariyer kuruldu. Eyüp Sultan Camisi'nin minarelerine keskin nişancıların yerleştirildiği görüldü.

Enver Ören'in cenazesi, kalabalık nedeniyle cami avlusunun dışında Eyüp Sultan Meydanı'nda oluşturulan platform üzerine konuldu.

İşadamı Enver Ören'in cenazesi, ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından omuzlara alınarak, bir süre taşındı.

Ören'in cenazesi, Eyüp Sultan Mezarlığı'ndaki aile kabristanında, çok sevdiği hocası ve kayınpederi İslam alimi Hüseyin Hilmi Işık'ın yanına defnedildi.




HAKKINDA YAZILANLAR

"'Enver'imli Çağ"ın kahramanıydı

BİR YILDIZ KAYDI DÜNYADAN
Türkiye 23 Şubat 2013

- " Hep vermeyi düşündüm… Almak aklıma bile gelmedi. Menfaatimi hiç düşünmedim.
- Bana en büyük hakaretlerde bulunanları affettim. Elimden gelen iyiliği yine de yaptım.
- Ömrümde hiç kimseyi incitmemeyi, herkese karşı güler yüzlü ve tatlı dilli olmayı elimden geldiği kadar yapmaya çalıştım.
- Hayatın hayal olduğunu, asıl gâyenin insanların duasını almaya ve Allah-ü Tealâ'nın rızasını kazanmaya bağlı olduğunu anlattım.
- Çok zarar ve sıkıntı çektim, ama hiç kimsenin yüzüne vurmadım, sabrettim.
- Herkesin fikrine hak verdim. Sabırla dinledim. Sonunda doğru olanı söyledim."

İşte "Enver Abi"yi özetleyen, kendi kaleminden birkaç cümleydi bu…

Yakından tanıyanlar bilirdi ki sadece sözlerinde değil, gerçek hayatında da bunlardan milim sapma yoktu.

O yüzden sözleri tesir ediyor, bir defa tanıyıp da kısacık sohbetinde bulunan, "Enver Abi"yi bir daha hayatından koparamıyordu.

Gönlünde hiçbir zaman "dünya" yoktu zirâ…
İyi bir Müslüman nasıl olmalı, nasıl yaşamalı, sadece onu anlatıyordu.. "Siz yüzünüzü ahirete dönün. Mü'minin kalbinde dünya değil, sadece Allah-ü Tealâ'nın sevgisi bulunur. İki zıt aynı yerde olmaz… Aman abiler !" diyordu.
***

Çocukla çocuk, gençle genç, yaşlılarla yaşlı…
Miniklerin Enver Amca'sı, büyüklerin Enver Abisi…
"Patron sevilmez" yargısını yıkan insan…
Merhamet timsâli, büyük dâvâ adamı, ehl-i sünnet vel cemaat yolunun mihenk taşı.
***

Ömrünü Ehl-i Sünneti dünyaya yaymak için harcayan Enver Ören, 10 Şubat 1939'da Denizli'nin Honaz ilçesinde dünyaya geldi.

Babası Nazif efendi, annesi ise tam bir Anadolu hanımefendisi olan Melike hanımdı.

İlk ve orta tahsilini Denizli'de tamamlayan Enver Ören'in hayatını değiştiren dönüm noktası, Kuleli Askeri Lisesi'ne gelmesiyle başladı. Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerinin (Kuddisessirruh) talebesi ve vekili Hüseyin Hilmi Işık efendi Kuddisessirruh) ile burada tanıştı. Lise eğitimi tamamladıktan sonra, ileride kayınpederi olacak Hüseyin Hilmi Işık'ın onayı ile İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'ne giren Enver Ören, 1961 yılında lisans öğrenimini başarıyla tamamladıktan sonra, bir buçuk yıllığına mesleki çalışmalar yapmak üzere İtalya'ya gitti. Dönüşünde bir müddet İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Anarşi ve terör olaylarının üniversitelere sıçraması ve bilim yapmanın adeta imkansız hale gelmesi üzerine, 1970 yılında üniversiteden ve akademik hayattan ayrılmak zorunda kaldı. Birkaç idealist arkadaşı ile birlikte, ülke şartlarının kendilerine yüklediği misyonun gereği olarak, gazeteciliğe başladı. 22 Nisan 1970 tarihinde "Hakikat" gazetesi ile başlayıp, Türkiye Gazetesi ile devam eden bu süreci "ikinci doğumum" diye niteleyen Enver Ören, Japonya'da katıldığı bir kongrede edindiği fikirle, 1978 yılında Türkiye'de ilk defa kapıya gazete dağıtım sistemini başlattı.

Enver Ören, hayatının bundan sonraki bölümünü, bütün yorgunluklara ve meşakkatli yıllara rağmen dinine, devletine, milletine ve bütün insanlığa hizmet etmeye harcadı.

İnternet ve özel televizyonların olmadığı yıllarda, "orta sayfa"daki bilgilerle Türk milletinin dinini doğru öğrenmesine vesile olan Türkiye Gazetesi, 1990'da, bir daha kimsenin ulaşamadığı tiraj rekorunu kırarak, günlük 1 milyon 424 bin satış sayısına çıktı.

Bu bilgilerin kaynağını oluşturan ehl-i sünnet âlimlerinin kitapları, aynı zamanda, neredeyse bütün dillere çevrilerek, dünyaya yayılmaya başladı.
Birkaç kişi ile başlayıp, halka halka milyonlara ulaşan hizmet yarışı, 1993 yılına gelindiğinde, bünyesinde onlarca şirketi barındıran "İhlas Holding" adı ile taçlandı.




Enver Ören ve İhlas Holding Kronolojisi

22 Nisan 1970 Hakikat Gazetesi yayın hayatına başladı
1972 Hakikat Gazetesi'nin ismi Türkiye olarak değiştirildi
1978 Japonya'da katıldığı FIEJ Kongresinde Asahi Shimbun le tanışmasının ardından Türkiye Gazetesi kapıya dağıtım sitemine başladı
1980 Gazete Dağıtım teşkilatı kullanılarak Pazarlama Faaliyetleri başladı
1981 Hakikat Ofset Baskı tesisleri faaliyete geçti
1981 Türkiye Çocuk Dergisi yayın hayatına başladı
1983 Türkiye Gazetesi ofset tekniği ile basılmaya başladı
1985 Türkiye Gazetesi 8 sayfadan 12 sayfaya, tirajı 119,000 ulaştı
1986 Türkiye Gazetesinin tirajı 220,000 oldu
1989 Türkiye gazetenin sayfa sayısı 12'den 16'ya çıkarken tiraj 300,000 oldu
1989 TGRT'ye temel teşkil edecek Kaset Fabrikasının faaliyete geçti
10 Aralık 1989 Türkiye Gazetesi tirajı basın tarihinin rekorunu kırarak 1,424,350 oldu
1989 İhlas İnşaat Grubu kuruldu ve İhlas Yuva Evlerinin inşaatı başladı
1990 Ev Aletleri üretimi başladı
1990 Ankara Baskı tesisleri yenilendi, İngiltere ve Amerika'da günlük olarak dağıtılmaya başlandı
1991 Türkiye Gazetesi Bilgisayar ortamında hazırlanmaya başlandı
22 Nisan 1991 Türkiye Hastanesi hizmete açıldı
24 Ağustos 1991 Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal tarafından Holding Merkez binasının temeli atıldı
1992 İhlas Yuva Konutları açıldı
1992 Güney Kore'den KIA'nın distribütorü olundu
1993 Fransa'dan Citroen ve Japonya'dan Subaru'nun Türkiye distribütörü olundu
1993 İhlas Haber Ajansı ( İHA) Kuruldu
22 Nisan 1993 TGRT yayın hayatına başladı
4 Ekim 1993 TGRT FM yayına başladı
1994 Kuzuluk Kaplıca Evleri'nin temeli atıldı
17 Mart 1994 İhlas Holding Borsada işlem görmeye başladı
17 Şubat 1995 İhlas Finans Kurumu kuruldu
1995 Kristal Su satın alındı
1995 İhlas Kargo kuruldu
1995 İhlas Sigorta Kuruldu
1995 Balıkesir Meşrubat Sanayii Anonim Şirketi satın alınarak Kristal Markası ile Türkiye'nin ilk yerli kafeinsiz kolası üretilmeye başlandı
1995 Ülkenin ilk ISP'lerinden biri olan İhlas Net kuruldu
1995 İhlas Bilişim Acer ile İhlas-Acer adı altında bir ortaklık kurdu
1995 İhlas Marmara Evlerinin temeli atıldı
1996 Kuzuluk Tatil köyü hizmete açıldı
1996 İhlas Kolejleri Eğitim-Öğretime açıldı
07 Ekim 1996 İhlas Ev Aletleri Borsada işlem görmeye başladı
1996 İhlas Hayat Sigorta Kuruldu
19 Ağustos 1997 Kristal Kola A.Ş. borsada işlem görmeye başladı
Aralık 1997 İhlas GYO kuruldu
1997 İhlas Marmara Evleri I. Kısım sahiplerine teslim edildi
1998 İhlas Marmara Evleri II. Kısımının temeli atıldı
1997-1998 Enerji Grubu kuruldu ve Bursa-Yalova Bölgesi Elektrik dağıtım ihalesi kazanıldı
15 Ekim 1998 İhlas Holding Yenibosna'daki merkezine taşındı
Ekim 1998 Armutlu Tatil Köyünün temeli atıldı
14 Aralık 1999 İhlas GYO Borsada işlem görmeye başladı
21 Aralık 2000 KIA'nın distribütörlüğü Anadolu Grubuna bağlı Çelik Motor A.Ş.'ye devredildi
10 Şubat 2001 İhlas Finans Kurumunun faaliyet izni iptal edildi
2001 İhlas Marmara Evleri II. Kısımının sahiplerine teslim edildi
10 Temmuz 2003 İhlas Yayın Holding A.Ş. kuruldu
14 Ağustos 2003 İnfronic Bilgisayar Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ( İhlas Acer Bilgisayar Sistemleri Ticaret A.Ş Meteksan Sistem ve Bilgisayar Teknolojileri A.Ş.'ne satıldı
27 Temmuz 2004 İhlas Hayat Sigorta A.Ş.'nin hayat sigorta portföyünü, Ankara Emeklilik A.Ş.'ne devretti
28 Ağustos 2004 Armutlu Tatil Köyü Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açıldı
29 Ekim 2004 TGRT Haber TV yayın hayatına başladı
8 Haziran 2006 İhlas Sigorta A.Ş., Almanya'da sigorta sektöründe faaliyet gösteren HDI International Holding (HINT) firmasına satıldı
24 Ağustos 2006 İHGYO A.Ş'nin Yeşil İnşaat ve Rudolph Younes satışı için anlaşıldı
29 Eylül 2006 TGRT (Huzur Radyo TV) Hisseleri News Netherlands B.V. ve Ahmet Ertegün'e devredildi.
30 Mayıs 2008 İhlas Armutlu Tatil Köyü mavi bayrak ödülü aldı
19 Ocak 2010 Kristal Kola tekrar İhlas Grubuna katıldı
22 Ocak 2010 İhlas İnşaat Holding Kuruldu
22 Şubat 2010 İhlas Pazarlama Yatırım Holding kuruldu
14 Haziran 2010 İhlas Gazetecilik (Türkiye Gazetesi) Borsada işlem görmeye başladı
5 Kasım 2010 İhlas Yayın Holding A.Ş. borsada işlem görmeye başladı




HABER

Türkiye gazetesi sahibi Enver Ören vefat etti
ntv 22 Şubat 2013

İhlas Holding ve Türkiye Gazetesi'nin kurucusu Enver Ören, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Enver Ören, 74 yaşında hayatını kaybetti.

Uzun süre böbrek yetmezliğiyle mücadele eden Ören'e, 1990 ve 2006 yıllarında olmak üzere 2 kez böbrek nakli yapılmıştı.

Ağır tedavi süreci ve üst üste geçirdiği cerrahi operasyonlar nedeniyle bünyesi zayıf düşen Enver Ören'in yaşam mücadelesi akşam saatlerinde son buldu.

2 gün önce hastaneye kaldırılan İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ören, böbrek yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.

Enver Ören'in cenazesi, yarın ikindi namazının ardından Eyüp Sultan Camii'nde kılınacak cenaze namazı sonrası Eyüp Sultan'daki aile kabristanında toprağa verilecek.




HABER

DOĞAN: ESKİ ARKADAŞIMDI, KİMSEYLE KAVGAYA GİRMEDİ
Hürriyet 23 Şubat 2013

Ören'e son görevini yerine getirenler arasında yer alan Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, eski arkadaşı olarak nitelendirdiği Ören'in hiç kimseyle kavgaya girmeyen, uyumlu bir insan olduğuna dikkat çekti.

Doğan, "Rahmetli eski arkadaşımdı. Beraber Türkiye Gazete İşverenleri Sendikası'nda çalıştık. Mesleki uyum içindeydik. Kimseyi darıltmazdı. Kimsenin hatırı üstünde kalsın istemezdi. Bir dönem dağıtım işinde yalnız kaldığıma beraber şirket kurmuştuk. Dostumuzdu, nur içinde yatısın. Medyada iyilikle anılacaktır. Ciddi bir yayın politikası vardı ve hep onunla devam etti. Hiç kimseyle kavgaya, çekişmeye girmedi. Emir büyük yerden geldi. Allah rahmet eylesin" dedi.





HAKKINDA YAZILANLAR

Hüznün sultanı...
Sadık Söztutan
Türkiye 24 Şubat 2013

"En büyük" ağabeyimin çok farklı özellikleri vardı.
Bunlardan biri de çocuklara isim koyma meselesi... Akıl sır ermez!
İnsanlar onun bu özelliğini bildiği için, çocuğu, torunu olan ondan isim vermesini istirham ederdi.
Mesela tarihçi dostum Gazanfer, oğluna isim sormak için telefon etmiş, şu cevabı almıştı:
- Ahmet Yesevi olsun.
Ee? Bunda şaşıracak ne var?
Şu:
Gazanfer Hoca, o sırada çalışma masasında Ahmet Yesevi hazretleri ile ilgili doktora tezi hazırlıyordu!
Önünde duran son yazdığı satırları ağzı açık okudu: "Ahmed bin Muhammed Yesevi, Yusuf-i Hemedani'nin üçüncü halîfesidir. Buhara'da dersler verip, sonra Türkistan'a gitti..." diye devam ediyordu.
***

Ali ağabeyin oğlu olmuştu. Hanımı, komşularının oğlu Serhat'ın ismini çok seviyordu. Da, Ali abi, "Soracağız, ne gelirse odur" dedi.
Sordular.
- Bir oğlumuz oldu, ellerinizden öper.
- Allah bağışlasın. İsmini Serhat koydum.
***

Fatih abimiz kızı için isim sorarken hiç aklında olmayan bir cevapla karşılaştı:
- Mukadder.
Çocuk büyüdükçe zihinsel ve bedensel engelli olduğu anlaşıldı.
Mukadder, "Kaderine razı" demekti.
***

Allah selamet versin, Bahattin abi geldi aklıma... Oğlu olmuş. Hanımı "Babamın adını koyalım, Faruk olsun" diyor. Bahattin Abi "Benim babamın isminin nesi var, Ahmet olsun o zaman" diye diretiyor. Eh, çözüm mercii olarak ağabeyime soruyorlar, herhangi bir isim belirtmeden. Cevap:
- Ahmet Faruk olsun.
***

Alaattin abi, yeğeni için isim sormak üzere kapısını çalıyor. İçeri girmeden kapı ağzından:
- Bir erkek yeğenim oldu da, isim soracaktım, diyor.
Ağabeyim bir süre sessiz bekliyor. Derin bir nefes alıp dışarıyı, uzakları seyre dalıyor pencereden... Alaattin Abi bu sessizlikten korkuyor. Abim tekrar derin bir nefesle dönüyor:
- Abdülvahap olsun... Abdülvehhâb-ı Şaranî, hüznün sultanı...
(Sonrasında hüzünlü şeyler oldu.)
***

Muaviye abimiz de ilk oğula kavuşmanın heyecanı ile ağabeyimin kapısına gidiyor, "Bir isim isteyecektim" diye...
Keyifle cevaplıyor abim:
- Hüseyin olsun... İkincisi Abdülhakim olur, üçüncüsü Fehim olur...
Arka arkaya üç oğlu oldu Muaviye abinin, isimleri önceden verilmiş, Hüseyin, Abdülhakim ve Fehim...
***

Şimdi bütün bu isimler, onun sevgili çocukları, gözleri yaşlı, yüreklerinde acı, ağabeyimin ruhuna duacı...




HAKKINDA YAZILANLAR

Enver Ören Beyin eserleri büyüyerek devam edecek
Rahim Er
Türkiye 25 Şubat 2013

7 Aralık 2012 Cuma günü, namazdan sonraki ziyaretimizin Enver Ören ağabeyimizle son görüşmemiz olduğunu bilemezdik. O gün Güzelşehir’deki evlerinde bir saate yakın baş başaydık...

3 Aralık’ta Amerika’dan Türkiye’ye gelmiştim. Aile efradım ise hâlâ Washington, DC’deydi. Her birini ayrı ayrı sordular. “Geçen gün sohbette niçin yoktun, dâvet mi gelmedi? Bir davet bekleme ve her toplantıya gel. Bir kelime bile öğrenmek kârdır. Ben Cemil Aral’a söylerim, sen de söyle” dediler ve uzaklara bakarak “bana sen lazımsın” diye devam ettiler.

Bir ara şunu arz ettim: “Efendim, sizi şimdi daha iyi anlıyorum, ‘gece ağlayıp gündüz gülüyorum’ demiştiniz. Eskiden kendi kendime derdim ki ‘ne taş kalplisin, herkes ağlıyor senin gözünden yaş gelmiyor!’ Sen misin bunu diyen, dört yıldır gözlerimden yaşın eksik olduğu gün yok.” Bunu söylerken gözlerim doldu. Sonra BKY’ye dair mufassal rapor verdim. “Siz kurdunuz, adını siz koydunuz, 13 yıl oldu. Bu zaman zarfında çok zahmetler çektik ama emanetiniz olan bayrağı yere düşürmedik, ölçülerden zerrece taviz vermedik” dedim. “BKY bir hizmet unsurudur” dediler. Sevgili Peygamberim kitabının yazılmasının hemen hemen bittiğini arz ettim. Bir ara sıkıntılarından bahisle gecede 4-5 kere yataktan kalktıklarını söylediler. “Eğer hahi selamet, derkenarest” dedikten sonra “dikkatli olmak gerekir” buyurdular...

Ağabeyimizi tanımamız, 25 Aralık 1971 tarihini taşır. Tanışmamız, önce mektuplarla olmuştu. Yıllar sonra bunu hatırlatarak “Horhor’dan mektuplar yazardın” dediler. 23 Ocak 2013 günü Mevlid Kandiliydi. Tebrik maili gönderdim. Gelen cevap şöyleydi:
-Sizlerin de Mevlid Kandiliniz mübarek olsun. Allahü teâlâ, iki cihan seâdeti versin. Amin.
Meğer vedamız da mektuplaşarak olacakmış. Sevgili Peygamberimiz’in -aleyhisselam- doğumlarından duyduğumuz sevinç son yazışmamız oldu.
Enver Ören ağabeyimizin 10 Şubat 1939 Doğumlu olduğunu geniş kitle bizim bir yazımızdan öğrenmişti. 10 Şubat 2001’de, 28 Şubat rejimi İhlas Finans’a el koydu. 28 Şubat 1997’den sonra yaşadıkları ıstıraptan ziyade azaptı. Ama, sabrediyor, tevekkül ediyor, tebessüm ediyor ve kazaya rıza gösteriyordu.
Liderdi, müstesna bir aile reisiydi, yumuşak huylu, cömert ve kucaklayıcıydı.
Şahidiz ki Allaha, Peygambere ve Hocasına âşıktı.
Sohbetlerinin özü, Allahın emir ve yasaklarına riayet ve O’nun kullarına hizmeti emreden âyeti kerimeyi hatırlatmaktı. Büyük eserler bıraktı, en büyük eseri yetiştirdiği kadrolardır. İnancımız o ki eserleri, sayın Mücahid Ören’in başkanlığında bu inanmış kadroların gayretiyle büyüyerek devam edecektir. Bir keresinde kendilerine onu demiştim. “Bu millet bir Enver’le düştü bir Enver’le ayağa kalkacak” diye. Doğru demişim. Onlarca ilke imza attı. Onlar, bu topraklara lokomotif olarak yol açma vazifesi yaptı. 22 Şubat 1979’da düğünümüzü teşrif etmişti. 22 Şubat 2013’te ise Enver Ören ağabeyimizin düğünü vardı. Uğurlanırken kendini hizmete adamış bir gönül adamını omuzlarına almak için on binler Eyüp Sultan meydanına aktı.
Enver Ören ağabeyi anlatmak...
Yüzlerce hatıra, malumat ve malzeme.
Cildlerle kitap yapar.
Onlardan bir damla sunduk.



HAKKINDA YAZILANLAR

Enver Abi’nin ardından...
M.Necati Özfatura
26 Şubat 2013

Mübarek, muhterem Enver Abi'yi yalnız bizler değil, Türkiye ve hatta İslam Dünyasında onu sevenler ve yardım ettikleri de kaybetti... Aşk derecesinde sevdiğim 51 yıllık dostumu ve 13 Ağustos 1974'ten bu yana gazetede teşrik-i mesai ile şereflendiğim dava arkadaşımı kaybetmenin acısını elbette satırlara sığdırmak mümkün değildir. O bir derya idi, Onunla ilgili ciltler dolusu yazılsa azdır. Derya bir bardak içine sığamadığı gibi bu makalem de aynıdır. Ama hatırasına hürmeten ve bereketlenmek için bu yazıyı yazdım...

Her insan Allahü teala tarafından ne iş için yaratıldı ise, o işe vasıta olmaktadır. O işin sebepleri, o kimsenin önüne getirilmektedir. Sebepsiz olarak herhangi bir iş başına getirilmez. Bunun için hadis-i şerifte (Çalışınız, herkes ne için yaratılmış ise, o iş, ona kolaylaştırılır!) buyuruldu. Allahü tealanın ihsan-ı ilahisi ile çok yönlü (eğitim-medya-iş adamı) olarak akla hayale sığmayan son derece büyük ve sayısız hizmetler Enver Abi'ye nasip olmuştur.

Türkiye 1970'ten bu yana siyasi krizler, darbeler ve ekonomik krizler geçirdi. Ve Enver Abi başarılı bir kaptan olarak son derece fırtınalı denizde İhlas Holding'i her türlü zararlardan korumayı başardı. Enver abinin hedefleri, idealleri ve sıfırdan bu hale gelen hizmetleri, kıymetli oğlu Mücahid Ören'e devredilen bu bayrak devam etmenin ötesinde zirvelere tırmanacaktır inşallah...
Enver Abi, İslam ahlakının canlı göstergesi idi. Prof. Dr. Ayhan Songar bir açık oturumda psikiyatri uzmanı olarak Enver Abi'yi şöyle teşhis etti: "Enver abi muhafazakâr kitlenin kendine güven, eziklik kompleksinden kurtulmanın yolunu açtı. Bu yolda O'nu takip edenler O'nun talebesi O ise onların rehberi oldu. Çok sayıda 'ilk'lere imzasını attı..."

Enver Abi sevgisinin ve başlattığı hizmetlerin çığ gibi artarak; nesilden nesile kıyamete kadar devam edeceğine inanıyorum. Enver Abi'nin sayısız hizmetlerinde yer alanlarla, O'na maddi ve manevi destek olan abi ve ablaları saygı ile, Enver Abi'yi rahmetle yâd ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan, Meclis Başkanı, Bakanlar ve siyasiler ile iş adamları ve bürokratlar Enver Abi'nin görünen güzel yüzünden ve hallerinden sitayişle bahsettiler. Enver Abi'nin görünmeyen ama görünen güzelliğinin yüzlerce misli manevi güzelliği cennetten bir bahçe olan kabrinde onun sırrı olarak kalacaktır...



HAKKINDA YAZILANLAR

Köşe yazarlarının gözüyle Enver Ören
Türkiye 25 Şubat 2013

SAVAŞ AY / SABAH

“Güleç oluşunun kaynağı olup biteni hafife almaktan değil, fıtratına sinmiş bilgeliğiydi.”

Güle güle git demenin manasız kalacağı bir ebediyet yolcusu Enver Ören. Ömrünü "güle güle" yaşamış bir insan olarak kazındı hafızama. Gülümsemeyi terk etmiş bir yüzle gördüğüm anı bulamadım. Dahası; güleç oluşunun kaynağı "olup biteni" hafife almaktan değil, fıtratına sinmiş bilgeliğiydi.
Makul ve mantıklı her öneriye sıcak yaklaşan, destek veren, kibirsiz, mütevazı tavırlarla katkılar yapan biriydi. Ona "işadamı, patron, bey"den çok "Abi" tanımlamasının yakışmasının sırrı da buydu işte.
...

Holding binasındaki odasında zaman zaman yaptığı gibi çoğu sanatçı olan dostlarını davet ettiği bir gündü. Orhan Gencebay ile ben ilk gelen olmuştuk ve diğer konukları beklemekteydik. Bir ara söz Enver Abi'nin sağlığına geldi. Biliyorduk ki 1990'da ABD'de yapılan operasyonla kız kardeşinden alınan böbrek kendisine nakledilen Enver Ören'e, 2006'da ikinci böbrek nakli gerçekleştirilmişti. Çektiği acıyı sıkıntıyı asla ele vermeyen alışılmış güler yüzüyle yanıtladı Orhan Baba'yı. - Çok şükür iyiyim Orhan kardeşim. Garip gurebanın, fakir fukaranın hizmetinde oldukça Allah da kuluna güç veriyor. Orhan Baba bu sözlerine karşılık verdi hemen: Enver Abi. Çevremde bir çok insan fakir babası oluşun, yardım çırpınışların için sana duacı. - Eksik olmasınlar. - Diyorlar ki: "Bu Enver kuluna sanki çift yürek vermiş Yaradan. İkisine de iyilik doldurup vermiş hem". Orhan Baba lafını bitirince o çok bilindik kahkahasını atan Enver Abi hazır cevaplığı ve mizahçı yeteneğini konuşturdu hemen: - Yaradan'a mahcubum vallahi Orhan kardeşim. Çift yürek değil ama herkes gibi bana da çift böbrek verdi. Koruyamadım maalesef. Bana yardım edip böbreklerini verenlerden biri kardeşim biri sadece bir hayırsever. Bu ne demek? Yedi kat el gibi görünenle, öz kardeşin sana aynı değerde yardım edebilir demek. Öyleyse biz de imkânlarımızı öz kardeşimle paylaşır gibi paylaşacağız herkesle.


VEDA FOTOĞRAFI
Enver Ağabey, İslam büyüklerinin ve dostlarının kabirlerini sık sık ziyaret ederdi. Bu hüzünlü kare de Enver Ağabey'in bu ziyaretler sırasında çekilen fotoğraflarından biri...


SABAH GAZETESİ YAZARI MEHMET BARLAS:
Enver Ören gerçekten iyi bir insandı

“"Mesleğinizde veya düşünce dünyanızda size ufuklar açan kişileri de hatırlarsınız. Ama "İyi insan" olmak başka bir niteliktir”

Yaşam boyu tanıdığınız insanları şöyle bir hatırlayın.
Bunlardan kaçı için "O gerçekten iyi bir insandı" yargısını verebilirsiniz.
Çok yetenekli, çok başarılı, çok renkli ve çok boyutlu insanları tanımış olabilirsiniz.
Mesleğinizde veya düşünce dünyanızda size ufuklar açan kişileri de hatırlarsınız.
Ama "İyi insan" olmak başka bir niteliktir.
Sonsuz yolculuğuna uğurladığımız Enver Ören benim hep "O iyi bir insandı" diye hatırlayacağım isimlerden.
...
Ben onu TGRT'de yorumcu olarak çalıştığım 1995-97 arasında yakından tanıdım. Sevgili arkadaşım Selahattin Sadıkoğlu tanıştırdı beni onunla.
Enver Ören'le dostluğum ve diyaloğum yakın zamanlara kadar devam etti.
Onun kendi camiasında patron olarak değil "İyi insan" olarak sevildiğini yakından gördüm. Beraber olduğu insanlara "Çalışanları" şeklinde değil "Arkadaşları" olarak bakıyordu.
En problemli dönemlerinde bile çevresindeki insanların sorunlarıyla ilgilenmeyi hiç ihmal etmezdi. Çalışanları onun arkadaşlarıydı.
Yitirdiğimiz tüm iyi insanlara Allah'tan rahmet diliyorum.

KENAN AKIN / YENİÇAĞ
Türkiye 'Enver Abi'yi unutmayacak

“Sevenlerinin, akraba ve dostlarının teessür ve duaları 'Enver Abi'nin ne kadar sevilip sayıldığının bir nişanesi olarak parıldıyor.”

“Hakk'ın rahmetine kavuşan ve ebedî istirahatgâhına; dualarla, gözyaşlarıyla tevdi edilen, değerli patronum, saygıdeğer arkadaşım ve sevgili Enver Ören Abi'yi yitirmenin dayanılmaz üzüntüsü içinde, bu satırları ard arda getirmek zor oluyor. Gerçekten de; Türkiye "Enver Abi"yi unutmayacak.

"Enver Abi"nin; insan sevgisine dayalı söylevleri, inançlı görüşleri, yapıcı direktif ve uyarıları, zaten akıl ve gönüllerde nakşedilmiş bulunuyor.
Rahmetliyi yakından-uzaktan tanıyan binlerce kişinin yanı sıra akraba-dostlarının teessür ve duaları da, "Enver Abi"nin ne kadar sevilip sayıldığının bir nişanesi olarak parıldıyor.”

MUSTAFA ÜNAL / ZAMAN
Maneviyat dünyamızın dinamiğiydi

28 Şubat'ın arifesi ve yine acı bir kayıp. Herkesin 'Enver Ağabey' diye hitap ettiği Enver Ören'i yitirdik. Hastaydı. Yoğun bakımda yatıyordu. İki yıl önce Necmettin Erbakan, 27 Şubat'ta ayrıldı aramızdan. Kaderin akışı içinde bir hikmeti, bir anlamı vardır muhakkak. Her iki isim de 28 Şubat sürecinin mağduruydu.

Enver Ören sadece bir işadamı ve medya patronu değildi. Maneviyat dünyamızın da dinamiklerinden, kandillerinden biriydi. Hüseyin Hilmi Işık'ın yakınıydı. Hal ehliydi. Seyyid Abdülhakim Hazretleri'nin yolundan gidiyordu. 28 Şubat'ın hedef aldığı isimlerden biriydi. Karanlığı, ülkeyi aydınlığa çıkarmak için çabalayanlar daha derinden hisseder. Nitekim kimi ülkeyi terk etmek durumunda kaldı, kimi ayakta kalabilmek için büyük acılarla boğuştu.

NUH GÖNÜLTAŞ / BUGÜN

'Envar Ağabey' derdim nurlanmış anlamında...
“Bu ülkeye gelmiş nadir insanlardan birisiydi. Birçok kişi onun girişimleri ile kurulmuş işyerlerinde çalışarak evine ekmek götürdü. Birçok kişi onun sayesinde ev sahibi oldu. Birçok kişi onun sayesinde nitelikli eğitim aldı. Birçok kişinin hem patronu hem Enver Ağabey'iydi. Belki o farkında değildi ama ben son on yıldır onun kurduğu İhlas Yuva Sitesi'nde oturuyorum. Dolayısıyla son zamanlarda hasta olduğunu, hastalığının ciddiyetinin arttığını yakinen bilenlerdenim.
Çünkü bu sitede insanlar birbirleriyle konuşurken içinde "Enver Ağabey" geçmeyen cümle kurmazlar. Ona olan sevgi ve saygılarını her fırsatta dile getirirler. Ben de ona Enver Ağabey yerine "Envar Ağabey" derdim, nurlanmış anlamında...
İsmiyle müsemma birisiydi. Yüzündeki ışıltı ve tebessüm bir araya gelince karşınızda devleşen bir insan görürdünüz....”


HASAN KARAKAYA / YENİ AKİT
Bir gün olsun kalbimi kırmadı

“Türkiye gazetesinde, günü gününe, "tam 9 yıl" beraber çalıştık... Bir gün olsun, kalbimi kırmadı... Başkaları tarafından kalbimin kırıldığını hissedince de; "Herkesten Enver Abi olmasını bekleme" dedi. "Göz"lerinden ve "böbrek"lerinden çok çekti ama İhlas Finans'ın tasfiye edilmesinden sonra çok üzüldü, adeta yıkıldı... Zaten, ondan sonra, bir daha da sağlığına kavuşamadı... ..."Hasta" olduğunu öğrenince, bir defa daha görmek ve "helalleşmek" için, yakınlarından istirhamda bulundum... "Hastaneden eve gelince buyursun" demiş... Çıkamadı hastaneden. ...Kim ne derse desin, "samimi bir Müslüman"dı... "Enver Abi"ye rahmet, İhlas Holding ve Türkiye gazetesi mensupları ile ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.


SERDAR ARSEVEN / YENİ AKİT
Yüreği sevgiyle dolu bir insandı

Eski Sağlık Bakanlarından müteveffa Yıldırım Aktuna'ya (bakan olmazdan hayli zaman evvel) Türkiye gazetesi muhabiri yanaşıp soru yöneltmek istemiş. Yıldırım Aktuna, "Hangi gazete?" diye sorunca muhabir "Türkiye gazetesi efendim" karşılığını vermiş. Aktuna'nın dediği: "Ha o gazete, dinci gazete!.." Bakış böyle. Sonra sonra, Yıldırım Aktuna Sağlık Bakanı oldu. Ben de Türkiye gazetesi adına röportaja gittim. Yıldırım Aktuna, uzun uzun Enver Ören'in ne kadar değerli bir insan olduğunu anlattı. "Böyle bir adamla birlikte çalıştığın için çok kısmetlisin!" bile dedi. Cenab-ı Allah'a duamız; merhumun kabri Cennet bahçelerinden bir bahçe olsun.

Şebnem Güler Karacan / Milat
Güler yüzlü abi...

Kalbimin içinde kırılan bir şeyler var, dudaklarımdan dökülen dualar... Enver Abi'nin gülümseyen yüzü geliyor sonra aklıma... Hep öyle hatırlayacağız onu galiba... Güler yüzlü, iyi kalpli Enver Abi mekânın cennet olsun... Kalbimde küçücük bir acaba bile yok ne güzel... Allah bize de sizin gibi iyi insan olmayı nasip eder mi acaba?



HAKKINDA YAZILANLAR

Enver Ören’e dair birkaç şey
Ahmet Hakan
Hürriyet 25 Şubat 2013

PATRONUM olmuştu... O zamanlar bayağı bir çömezdim, TGRT’de çalışıyordum.

Ben onu bilirdim ama o beni bilmezdi. Bir kez yakından gördüm kendisini... TGRT binasında bir odadaydı... Çay getiren çaycıya “Teşekkür ederim abi” demişti... Hoşuma gitmişti bu tavrı...

- 70’lerde “Işıkçılar Grubu”nun lideriydi... 80’lerde Özal’la birlikte büyüyüp gelişme... 90’larda medyada büyük atak... 2000’lerde zor günler... Doğuş, yükseliş ve çöküş...

- “Işıkçı” tabiri, hareketin önderi ve aynı zamanda Enver Ören’in kayınpederi olan Hüseyin Hilmi Işık’ın soyadından gelmektedir.

- “Her eve Türkiye gazetesi” onun buluşuydu... “İhlas Pazarlama” adı altında Anadolu’daki örgütlenmesi göz kamaştırıyordu... Şu kadarını söyleyeyim: 80’lerin başındaki yükselişiyle bugünün Gülen Hareketi’ne benzer bir etkinlik sağlamıştı.

- Bugün muhafazakâr medyada kalem oynatanların, varlık gösterenlerin birçoğu Türkiye gazetesinden ve TGRT’den geçmiştir... Böyle bir hizmeti de vardır yani...

- İnsanı zor durumda bırakacak denli tevazu sahibiydi... İyi bir abiydi... Mutluluk aşılar, huzur verirdi... Ekibini teşvik etme konusunda bir numaraydı... Cömertti... İşini iyi yapardı.

- Cemaat hareketini şirkete dönüştürmüş, şirketini de alabildiğine büyütmüştü... Milliyetçi, mukaddesatçı, gelenekçi, menkıbeci, evliyacı bir din anlayışı vardı... Devletle barışıktı... Siyasi tutumu şuydu: İktidardaki partiye oyna...

- Özellikle İhlas Finans’ın yediği darbe Enver Ören’i çok yıprattı... Sağlığı bozuldu, ortalıktan çekildi, mutsuz oldu, acılar çekti...

- Allah’tan rahmet diliyorum kendisine...









Siz de biyografi.net'te yer alabilirsiniz
"
İyi ki, biyografi.net var!" 



biyografi.net
    Tanıtım
    İngilizce Biyografi
   English Biography

    ünlü kadınlar

   Nasreddin Hoca
  ben de biyografi.net'teyim
  fıkralardan seçmeler
 
   Makaleler
   İpek Yolunda Türk Kültür Mirası
   İnternet yazım kısaltmaları
   Şair Padişahlar ve Şiirlerinde Kullandıkları Mahlaslar
   YABANCI KELİMELERE TÜRKÇE KARŞILIK
   İSMİNİZİN ANLAMI KADIN İSİMLERİ
   İSMİNİZİN ANLAMI ERKEK İSİMLERİ
   Şehit Soma Madencilerinin İsimleri
   ‘İSLAM-SANAT-ESTETİK KONGRESİ’
   Çanakkale’de Keskin Nişancı Bir Türk Kızı Şehit Oldu
   Anayasa'da Türklük Deklarasyonu'na İmza Atan Aydınlar

  Biyografik Takvim
ocak şubat mart
nisan mayıs haziran
temmuz ağustos eylül
ekim kasım aralık

    Tanıtım

   İletişim
BİYOGRAFİ NET İLETİŞİM VE YAYINCILIK
Tel: 0542 235 72 49


info@biyografi.net
biyografi.net@gmail.com

İkitelli Vergi Dairesi
11452255634
Tasarım: Nihat Çeliker www.webofisi.com  

 

Ana Sayfa İletişim Künye Bu Sayfayı Yazdır Sık Kullanılanlara Ekle E-ticaret Kpss Kitapları
Powered By Webofisi.com