Arslan  Ateş
MÜSİDER Genel Başkanı


sosyal politikacı



1969 yılında Ordu'nun Ünye ilçesinde doğdu. 9 Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu. 1995-2000 yılları arasında öğretmenlik, eş zamanlı olarak Eğitim-Bir Sendikasında bölge başkanlığı, 2000-20008 yılları arasında da özel öğretim sektöründe öğretmenlik ve yöneticilik yaptı. Ulusal medyada siyasi ve sosyal içerikli TV programları hazırladı. İstanbul'da birçok sivil toplum kuruluşunda kurucu üyelik, yöneticilik ve danışmanlık yaptı. Kültür ve sanat alanında faaliyet yürüten MÜSİDER (Müzik ve Sinema Derneği) Genel Başkanlığını yürütmektedir. Sosyal Politikalar alanında faaliyet yürüten şirketlerinin Yönetim Kurulu Başkanı'dır. GDD (Gürcistan Dostluk ve Dayanışma Derneği) yönetim kurulu üyesidir. Evli, iki kız ve bir erkek çocuğu babasıdır. Arapça ve Gürcüce bilmektedir.




HABER

MÜSİDER Başkanı Ateş 'Nuh: Büyük Tufan' filmini eleştirdi
MERT KÖSEMOĞULLARI
İHA 10 Nisan 2014

Vizyona girdiği günden beri eleştirilerin odağı olan “Nuh: Büyük Tufan” filmine bir eleştiride Müzik ve Sinema Derneği Genel Başkanı Arslan Ateş’ten geldi.

Müzik ve Sinema Derneği Genel Başkanı (MÜSİDER) Arslan Ateş, Amerikan sinema endüstrisiyle özdeşleşen Hollywood’un vizyona giren son filmlerinden olan “Nuh: Büyük Tufan”ı eleştirirken diğer taraftan da İslam ülkelerinin sorumluluklarına değindi.

MÜSİDER Başkanı Ateş, “Tüm dünyada birçok ülkenin tarihi, dini, kültürel hassasiyetleri üzerinde derin izler bırakabilecek kadar güçlü ve hatta izleyenlerin kafasında kendi tarihi değerlerini unutturabilecek kadar etkili bir filmde öncelikle sorumluluk Hollywood’dur” ifadesini kullanarak eski başbakan merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın İslam ülkelerinin sorumlulukları hakkındaki şu uyarılarını paylaştı: ‘Biz dünyadaki güçlere karşı öncelikle karşı teknolojiyi geliştirmeliyiz. Onlar, Hollywood aracılığıyla nasıl propagandalarını yapıyorlarsa biz de oluşturacağımız sanayi ile sinema alanında söz söyleyebilecek sinemacılar yetiştirmek durumundayız.”

TEPKİLER FİLM ÇEKİLDİKTEN SONRA DEĞİL, ÇALIŞMALAR ANINDA VERİLMELİ

MÜSİDER Başkanı Ateş, tüm İslam coğrafyasını “Nuh: Büyük Tufan” gibi filmlere vizyona girdikten sonra değil, yapıldığını öğrenildiği anda tepki verilmesi gerektiğini ifade etti. Ateş, film ile ilgili ‘İslami değerlere saygı duyulmuyor’ eleştirilerine “Hollywood sinemasının başka ülkelerde başka değerlere karşı da nasıl alçakça bir tutum sergilediği bilinirken bunu Hollywood sinemasından beklemek de yersiz olacak” dedi. Hollywood ve Avrupa sinemalarının İslam coğrafyasını büyük ölçüde etkilediğini ifade eden Arslan Ateş, bu konudaki çözümün güçlü ve söz sahibi bir sinema endüstrisinden geçtiğini belirtti.

“Nuh: Büyük Tufan” filminin bazı ülkelerde yasaklandığına da değinen Ateş, “Bir endüstride eğer karşınızdaki sinema endüstrisi kadar filmlere yatırım yapamıyor ve büyük pazarlara bunu sunabilmek için bir girişimde bulunmuyorsanız şikâyetçi olmanın ve daha da vahimi yasaklamanın hiç bir anlamı kalmıyor” diye konuştu.

ÇÖZÜM SÖZ SÖYLEYEBİLECEK SİNEMACILAR YETİŞTİRMEK

Sinema endüstrisine gereken destek verildiği takdirde söz sahibi olabileceğimize inandığını söyleyen Arslan Ateş ‘İslami Sinema’ anlayışı ile batının bu hegemonyasını kırabileceğimizi ifade etti.

Dr. Necmettin Erbakan’ın en büyük hedeflerinden birisinin de, “Yeni bir sinema dili” ve “Sanayii” oluşturmak olduğuna değinen Ateş “Necmettin Erbakan’ın bizlere ’Biz dünyadaki güçlere karşı öncelikle karşı teknolojiyi geliştirmeliyiz. Onlar, Hollywood aracılığıyla nasıl propagandalarını yapıyorlarsa biz de oluşturacağımız sanayi ile sinema alanında “söz söyleyebilecek sinemacılar ” yetiştirmek durumundayız’ derdi” dedi.

SİNEMA TEKLİKELİ BİR SİLAH

Arslan Ateş, sinemanın birleştirici gücünün yanı sıra çok tehlikeli bir silah haline gelebileceğini de belirterek özellikle İslam ülkelerinin bu konularda gerekli adımları atmadıkları takdirde gençlerimizin çok olumsuz etkileneceğini söyledi. Bunun en bariz örneklerinden birisinin kültürümüze ait bir halk kahramanı sorusuna “Örümcek Adam” cevabı veren gençler olduğunu belirten Ateş, “Tüm dünyada birçok ülkenin tarihi, dini, kültürel hassasiyetleri üzerinde derin izler bırakabilecek kadar güçlü ve hatta izleyenlerin kafasında kendi tarihi değerlerini unutturabilecek kadar etkili bir endüstri karşısında, biz neden dünyanın en geri kalmış ülkeleri arasındayız.” sorusunu yineledi.







www.biyografi.net (Binlerce Biyografi)