Muhiddin  Nalbantoğlu
gazeteci, yazar



1935 yılında Trabzon'da doğdu. İstanbul'da Pertevniyal Lisesi'nde okudu. Kitapçılık yaptı. Uğur Kitabevi'ni ve Muhit Yayınları'nı kurdu. Remzi Yayınevi'nde ve Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı'nda çalıştı. Türkiye, Tercüman, Yeniçağ gazetelerinde yazdı. Kitap merakıyla tanınır. Çok geniş bir kütüphanesi vardır. Hâl tercümelerini, tarih yazılarını, çocuk romanlarını, millî piyesleri derledi.

Derlemeleri:
İstiklâl Marşımızın Tarihi (1970), Kurtuluş Savaşının Kahraman Çocukları (1973).

Baskıya hazırladığı çocuk kitaplarının sayısı 294'tür.





HAKKINDA YAZILANLAR

Muhittin Nalbantoğlu
Süleymen İskender
25 Aralık 2013

Muhittin Nalbantoğlu, 1935 yılında, on çocuklu bir ailenin son numarası olarak, Trabzon’un Akçaabat İlçesi’nde, eski adı ‘İle’, yeni adı ‘Akçaköy’de doğuyor. Daha sonra, 6 yaşında iken ailece İstanbul’a göç ediyorlar. İlk ve ortaokul tahsilini yaptıktan sonra, İstanbul Pertevniyal Lisesi’ni bitiriyor ve daha sonra, İstanbul Üniversitesi, Basın ve yayın Yüksek Okulu’na kayıt oluyor..
Bu bölümde üç yıl kadar okuduktan sonra dönemin siyasi çalkantılı yıllarında, Demokrat Parti İstanbul İl Teşkilatı’nın gençlik kollarında görevli olup, Tercüman ve Akşam gazetelerinin sanat ve kültür sayfalarının yapılmasında görev alıyor. Daha sonra gelişen siyasi olaylardan dolayı 1960 ihtilalinde tutuklanarak hapse atılıyor. Toptaşı Cezaevi’nde, merhum İhsan Sabri Çağlayangil ile birlikte aynı koğuşta uzun süre birlikte kalıyor..
Aradan yıllar geçiyor.. Gazetelerin sanat ve kültür sayfalarını hazırlayan Muhittin Nalbantoğlu, Türkiye’nin sanat ve kültür alanında o kadar geniş bir arşive ve bilince sahiptir ki.., o artık yeri doldurulamayan bir bilgi bankası oluyor... Gelmiş geçmiş bütün siyasilerin, askeri ve sivil bürokratların, yazarların, şairlerin, sanatçıların nüfus bilgilerini, şecerelerini, aile bağlarını, kültür ve sanat değerlerimizin, edebiyat, müzik ve diğer konuların tartışma kabul etmez ‘tek’ hafızası ve duayeni olarak Cumhuriyet tarihimizin belki de bir ilki olmuştur...

Ben kendisini 1995 yılında bir İstanbul gezisinde, Türkiye’nin ‘en büyük’ kitap arşivi olan bu kıymetli hemşerimizi, eski kitaplarını tasnif ederken gördüm ve tanıdım.. Orta boylu ve asabi görünüşlü bu adam, son derece becerikli elleriyle kitapları bir başka şekilde kavrayıp, oradan oraya bir kuş gibi kıvrak bir şekilde uçuruyor ve kısa kısa notlarla o kitaplarla ilgili anılarını anlatıyordu.. Falan kitap, filan yazarındır, falan sayıda baskı yapmış.., filan yerdedir.., gibi anında tarihçesini aktarıyordu bizlere..
Şaşırmıştım tabii.. Bir yandan da hiç durmadan, Akif’ten, Safahat’tan, Nazım’dan, Necip Fazıl’dan ve daha nice şairin şiirlerinden ‘ezbere’ mısralar okuyordu.. Ayrıca, müziğe olan tutkumu öğrenince, ezberden.. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde yazılmış sayılamayacak kadar çok şarkı ve türkü sözleri konusunda da örnekler vererek aklımı, fikrimi yerle bir etmişti.. Sonra öğrendim ki.. Nalbantoğlu, bir ‘Safahat hafızı’ olduğu gibi Nazım’ın, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde isim yapmış, ya da yapmamış pek çok şairin şiirlerinin hafızı ve arşivist, tarihçi, şecere uzmanı, yazar, ve.., ve.., ve.., Sonra o büyüdükçe büyüdü, ben de küçüldükçe küçüldüm!..

O tarihte, Nalbantoğlu’nda, “yedi bin” sanatçının biyografisi vardı.. Dile kolay, yedi bin.. Koskoca.., Kültür Bakanlığı bile bu konuda güdük kalmıştı yani.. Kaç yazarın, kaç çocuğu var, kim, kimle yaşamış, kim, kimin torunu kim, kim kimdir? Tamamını..isim isim biliyor ve sıralıyordu! Bu inanılmaz dehanın varlığından kimlerin haberi var, derseniz.., bu soruyu bana sormayın derim!..
Konuyu eski Trabzon valilerine defalarca açtım... Gittiğim ve dert yandığım valilerden biri de, garip bir gaf yaparak.., Muhittin Nalbantoğlu’nu “nasıl” bulacaklarını sordu bana!.. Nasıl mı bulacaksınız.., Vali sizsiniz beyefendi.., Emniyet Müdürünüze bir talimat vermeniz yeterli olur.., sanırım.., diyebildim!..

Gelelim bu güne...Halen.. bu konu, daha ilk günkü gibi hassasiyetini koruyor.., “Devlet”.. Muhittin Nalbantoğlu’na “nasıl” ulaşabileceğinin hesabını yapıyor!.. Cidden.., bu kadar acziyet olabilir mi? Trabzon, böyle bir adamına sahip çıkamıyorsa.., bu haritadan silinip çıkması lazım!
Hem de derhal!




www.biyografi.net (Binlerce Biyografi)