Biyografi Ara!

Binlerce biyografi keşfedilmeyi bekliyor

Süreyya Tahsin Aygün

veteriner, akademisyen

Sayfayı paylaş
İlgili Kategoriler
Süreyya Tahsin Aygün
Süreyya Tahsin Aygün
veteriner, akademisyen


HAKKINDA YAZILANLAR

BİLİM KAHRAMANI ORDİNARYÜS PROF. DR. SÜREYYA TAHSİN AYGÜN
Hüseyin Sungur facebook 5 Şubat 2026

Ordinaryüs Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün (1895-1981), tıp, veteriner hekimlik ve biyoloji alanlarında dünya çapında öncü çalışmalar yapmış, çok yönlü bir bilim insanıdır. Kariyeri boyunca hem asker hem de akademisyen olarak Türkiye'ye ve bilim dünyasına büyük katkılar sunmuştur.

İşte Süreyya Aygün'ün yaptığı en önemli işler:

1. Talidomid Faciasını Önlemesi
Aygün’ün en bilinen ve kahramanca başarısı, 1950'li yılların sonunda dünyada binlerce bebeğin uzuv eksikliğiyle (fokomeli) doğmasına neden olan Talidomide adlı ilacın Türkiye’ye girişini engellemesidir.
• Kendi laboratuvarında tavuk embriyoları üzerinde yaptığı deneylerle ilacın gelişim bozukluklarına yol açtığını tespit etmiştir.
• Bu bulgularını Sağlık Bakanlığına rapor ederek ilacın ruhsat almasını engellemiş ve Türkiye'yi bu büyük tıbbi felaketten kurtarmıştır.

2. Kök Hücre Alanındaki Öncülüğü
Dünya tıp tarihinde kök hücre kavramını ilk kez dile getiren ve bu alanda klinik uygulamalar yapan öncü isimlerden biridir.
• 1957 yılında, henüz dünyada bu konu bilinmezken, amniyotik sıvıda kök hücreleri tanımlamış ve bunların tedavi edici potansiyelini araştırmıştır.
• Kök hücrelerin rejeneratif (yenileyici) kapasitesini gözlemleyerek; kalp, böbrek ve karaciğer hastalıkları ile genetik bozuklukların tedavisinde kullanılabileceği fikrini ortaya atmıştır.

3. Aşı ve Serum Çalışmaları
Kurtuluş Savaşı döneminde orduda görev alarak hayvan varlığını korumak için hayati çalışmalar yapmıştır:
• Şarbon Aşısı: "Türk Universal Antrax Aşısı"nı geliştirmiş ve bu aşı ülkemizde uzun yıllar kullanılmıştır. Ayrıca dünyadaki ilk liyofilize (kurutulmuş) şarbon aşısını keşfetmiştir.
• Sığır Vebası: Sığır vebası virüsünün izolasyonunu yapmış ve bu virüsün filtrelerden geçtiğini ispatlamıştır.

4. Gıda Hijyeni ve Halk Sağlığı
Türkiye'nin ilk "veteriner halk sağlıkçısı" olarak kabul edilir.
• Yoğurdun antimikrobiyal etkisini ilk kez bilimsel olarak ortaya koymuştur.
• Sucuk, pastırma ve yoğurt gibi temel gıdaların teknolojisi ve kontrolü üzerine çalışmalar yapmıştır.

5. Akademik Mirası

Aygün, hayatı boyunca 18 kitap ve 83 bilimsel makale kaleme almış, 100’den fazla bilim insanı yetiştirmiştir. Almanya’da çalışmalarına ithafen bir enstitüye adı verilmiş (Aygün Enstitü), Türkiye'de ise İstiklal Madalyası ve çeşitli onur ödülleriyle onurlandırılmıştır.

Kök hücre çalışmaları
Süreyya Tahsin Aygün’ün kök hücre alanındaki çalışmaları, sadece Türkiye için değil, dünya tıp tarihi için de bir dönüm noktasıdır. O dönemde "kök hücre" (stem cell) terimi bugünkü kadar popüler değilken, Aygün bu hücrelerin yenileyici (rejeneratif) gücünü keşfetmişti.

İşte Aygün’ün bu alandaki devrim niteliğindeki katkıları:

1. Dünyadaki İlk Kök Hücre Uygulamaları
Aygün, 1950'lerin ortalarından itibaren Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde kurduğu "Teratoloji ve Genetik Kürsüsü" bünyesinde kök hücre çalışmalarına başladı.
• Amniyotik Sıvı: Kök hücreleri özellikle anne karnındaki bebeği çevreleyen amniyotik sıvıdan izole etmiştir.
• Doku Onarımı: Bu hücrelerin hasarlı organları (böbrek, karaciğer, kalp) onarma potansiyeline sahip olduğunu klinik olarak gözlemlemiştir.

2. "Aygün Metodu" ve Kültürleme
Aygün, kök hücrelerin laboratuvar ortamında çoğaltılması ve saklanması üzerine özel teknikler geliştirdi. Bu çalışmalar o dönemde Avrupa'da büyük yankı uyandırdı. Özellikle Almanya'da düzenlenen bilimsel kongrelerde, onun doku kültürü üzerine yaptığı sunumlar büyük ilgiyle karşılanmıştı.

3. Tedavi Edilen Hastalıklar
Süreyya Aygün, sadece teorik çalışmalarla yetinmemiş, bizzat hasta insanlar üzerinde de (etnik ve yasal izinler çerçevesinde) uygulamalar yapmıştır:
• Mongolizm (Down Sendromu): Down sendromlu çocuklarda kök hücre tedavisi ile zihinsel ve fiziksel gelişimde ilerleme kaydedilebileceğini savunmuş ve uygulamıştır.
• Gelişim Bozuklukları: Thalidomide mağduru çocukların veya genetik bozukluğu olan bireylerin yaşam kalitesini artırmak için kök hücre nakillerini denemiştir.

4. Neden "Ordinaryüs"?
Aygün, bu üstün başarıları ve disiplinler arası çalışmaları (tıp, biyoloji, veterinerlik) sayesinde akademik hiyerarşinin en üst basamağı olan Ordinaryüslük unvanına layık görülmüştür. O, bir hücrenin başka bir hücreye dönüşebilme yeteneğini (totipotensi ve pluripotensi) modern genetik bilimi henüz emeklerken fark eden bir vizyonerdi.
Önemli Not: Süreyya Aygün'ün çalışmaları, günümüzde yaygınlaşan "kordon kanı bankacılığı" ve "rejeneratif tıp" disiplinlerinin temel taşlarından birini oluşturur.

1. Liyofilizasyon (Kurutma) Teknolojisi
Aygün’ün dünya çapındaki en büyük teknik başarısı, aşıları liyofilize (dondurarak kurutma) etmeyi başarmasıdır.
• O dönemde aşılar sıvı haldeydi ve sadece 7-10 gün dayanabiliyordu.
• Aygün'ün geliştirdiği teknikle aşılar toz haline getirilerek 16 aya kadar bozulmadan saklanabilir hale geldi. Bu, özellikle savaş ve lojistik zorlukların olduğu dönemlerde aşıların uzak köylere veya cephelere ulaştırılmasını sağladı.

2. Türk Üniversal Şarbon (Antrax) Aşısı
Kuduzdan ziyade, Aygün'ün asıl uzmanlık alanı ve başarı simgesi Şarbon aşısıdır. Kendi adıyla anılan bu aşı, yüksek bağışıklık gücü ve uzun raf ömrü ile uluslararası literatüre geçmiştir.

3. Sığır Vebası ve Viral Kültürler
Kuduz bir virüs hastalığıdır ve Aygün, Türkiye'de viral kültür (virüslerin laboratuvarda üretilmesi) üzerine ilk ders kitabını yazan kişidir.
• Sığır vebası virüsünü izole ederek bu virüsün doğasını anlamış ve buna karşı serumlar geliştirmiştir.
• Bu teknikler, kuduz gibi diğer viral hastalıkların teşhis ve aşı üretim süreçlerinde temel teşkil etmiştir.
Kurtuluş savaşı sırasındaki hizmetleri
Süreyya Tahsin Aygün’ün Kurtuluş Savaşı sırasındaki hizmetleri, kelimenin tam anlamıyla bir ülkenin kaderini belirleyen "sessiz kahramanlık" hikayelerinden biridir. O dönemde henüz çok genç bir asker-veteriner olan Aygün, ordunun hareket kabiliyetini doğrudan etkileyen hayati görevler üstlenmiştir.

İşte o dönemdeki kritik hizmetleri:
1. "Lojistiğin Kalbi" Atlar ve Sığır Vebası ile Mücadele
O yıllarda Türk ordusunun top çekmesi, erzak taşıması ve süvari birlikleri tamamen hayvan gücüne dayalıydı. Ancak Anadolu’da kol gezen Sığır Vebası ordunun bu gücünü yok etmek üzereydi.
• Aygün, cephe gerisinde kurulan laboratuvarlarda gece gündüz çalışarak sığır vebasına karşı serum üretiminde görev almıştır.
• Hayvanların hastalıktan kırılmasını engelleyerek, ordunun lojistik ağının çökmesinin önüne geçmiştir.

2. Şarbon (Antrax) Tehlikesine Karşı Barikat
Şarbon hem hayvanlara hem de onlarla temas eden askerlere bulaşan ölümcül bir hastalıktı.
• Aygün, imkansızlıklar içinde şarbon aşısı üretimi gerçekleştirmiş ve bu aşıyı cephedeki birliklere ulaştırmıştır.
• Bu, sadece bir hayvan sağlığı meselesi değil, aynı zamanda askeri bir biyosavunma başarısıdır.

3. İstiklal Madalyası ve Askeri Kimliği
Kurtuluş Savaşı boyunca gösterdiği üstün gayret, disiplin ve bilimsel katkıları nedeniyle kendisine İstiklal Madalyası verilmiştir. Savaş bittiğinde, Türkiye'nin kendi aşısını ve serumunu üretebileceğine dair inancı pekiştiren çekirdek kadronun en önemli isimlerinden biri olmuştur.

4. Bilimsel Cephe: Eskişehir ve Ankara Laboratuvarları
İşgal altındaki zor şartlarda, laboratuvar malzemelerinin yetersizliğine rağmen:
• Bakteriyolojik teşhis yöntemlerini en ilkel şartlarda bile yüksek doğrulukla uygulamış,
• Savaşın en yoğun zamanlarında bile bilimsel verileri kaydetmeyi bırakmamıştır.